4. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
4. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
﴿٤﴾
Ki, Uhdûd, yerdeki hendek sahipleri lânetlenmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kahrolsun hendek sahipleri!
Toprağa büyük bir çukur kazan o kimselere lanet olsun.
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!
(Eski devirlerde müminlere çeşitli eziyetler yapan ve) Ashab-ı Uhdûd (diye adlanan kavim lânet edildiği gibi, Mekke müşrikleri de) lânetlenmiştir.
(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!
Uhdûdlular lanetlendiler..
Kahroldu o hendeğin sahipleri,
(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.
(4-5) (Ki mü`minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!
Uhdud ashabının canı çıksın,
(3-4) Ve şehâdet eden ve şehâdet olunana. Hendeklerin sahipleri mel’un bulunmuştur.
Hendekleri hazırlayanların canı çıksın.
(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud’un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel’un oldukları gibi...
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.