5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
﴿٥﴾
Hendekleri çıralı ateşti. El-vekûd, ateşi tutuşturan şey demektir. Âyet-i kerîme’de geçen ”en-Nâri ” lâfzı, “ el-Uhdûd“ den bedel-i istimaldir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Tutuşturulmuş ateş.
Onlar hendeklerin içinde ateş yakıp, Müminleri canlı canlı ateşe attılar.
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!
İşkenceleri (Uhdûd’un), alevli ateştendi.
(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!
Alev alev yanan ateş,
O çıralı ateşin,
(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.
(4-5) (Ki mü`minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!
Tutuşturucu ateşlerle,
(5-6) Şiddetli tutuşturulmuş ateş (sahipleri). O vakit ki, onlar onun üzerine oturucu idiler.
Bol yakıtı olan ateşi oralara dolduranların.
(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud’un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel’un oldukları gibi...
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.