2. Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
2. Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
﴿٢﴾
Ve vaad olunan güne, Kıyâmet gününe!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ve vaad edilen güne.
Yüce Allah içinde bütün varlıkları toplayacağını vadettiği kıyamet gününe yemin etmiştir.
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Vaad edilmiş güne,
O vaad edilen güne (kıyamete),
Soz verilen kiyamet gunune and olsun;
Va’dedilen güne (Kıyamet gününe) and olsun,
Vaad olunan o güne,
o va’d olunan güne,
(Geleceği) va`d edilen güne (kıyâmete)!
Ve vaadolunan güne,
(1-2) Andolsun burçlar sahibi olan göğe. Ve mev’ud olan güne.
Vaad edilen güne.
Geleceği vâd olunan kıyamet gününe!
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.