6. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
6. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
﴿٦﴾
O vakit onlar ateş başında, ateşin etrafında; hendek tarafına yerleştirilmiş kürsüler üzerinde oturmuşlardı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kenarında oturmuşlar.
Onlar ateşle dolu o çukurun kenarında oturmuşlardı.
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
O vakit, (o zalim kâfirler) ateşin etrafında oturmuştular;
(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!
Hani ya onlar ateşin çevresinde oturmuşlardı. .
Hani o ateşin başına oturmuşlar,
O zaman onlar (o ateşin) etrafında oturucu idiler.
(6-7) O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü`minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!
Hani onlar, onun çevresinde oturmuşlardı.
(5-6) Şiddetli tutuşturulmuş ateş (sahipleri). O vakit ki, onlar onun üzerine oturucu idiler.
Hani onlar hendeklerin başında oturuyorlardı.
(6-7) Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.