16. Yemin ederim şafağa,
16. Yemin ederim şafağa,
﴿١٦﴾
İmdi, şafağa yemin ederim! Şafak; güneş battıktan sonra ufukta oluşan bir kırmızılıktır. Âyet-i kerîme’de geçen ”lâ uksimü “ lâfzı üzerindeki ”Lâ” zâittir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Andolsun şafağa.
Yüce Allah, Güneş battıktan sonra ufukta oluşan kızıllığa yemin etmiştir.
Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz.
Hayır hayır! Yemin ederim o şafağa,
Artık kasem ederim şafak’a,
Aksamin alaca karanligina and olsun;
Hayır, şafak’a (Güneş battıktan sonra ufukta beliren kızıllık veya ondan bir süre sonra beliren sarılık) yemin ederim.
Şimdi, yemin ederim o şafağa,
Demek (hakıykat onun zannetdiği gibi değildir). Andederim o şafaka.
(16-18) Yemîn ederim o şafağa (akşamın kızıllığına)! Geceye ve (karanlığında)topladığı şeylere! (Nûrunu) topla(yıp dolunay hâline gel)diği zaman, aya!
And ederim o şafağa;
Artık kasem ederim şafaka.
Akşamın alaca karanlığına,
Demek, gerçek onun sandığı gibi değildir. Şafak hakkı için!
Mekke döneminin sonlarinda, Infitar sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve gögün Kiyâmet Günü yarilacagini anlatan “Insakkat: Çatladi, yarildi” kelimesinden almistir. 25 ayettir.