1. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Şubeldeye Mekke'ye yemin ederim. Âyet-i kerîme’de geçen “ Lâm” zâittir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yemin olsun, bu şehre!
Yüce Allah, Mekke-i Mükerreme'ye, o haram olan topraklara yemin etmiştir.
Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Yemin ederim şu beldeye;
Yemin ederim bu beldeye (Mekke şehrine),
(1-2) Bu, Mekke sehrine yemin ederim; ki sen bu sehirde oturmussun.
Hayır, bu şehre (Kutsal Mekke’ye) and olsun.
Andolsun bu beldeye
(Hakıykat kâfirlerin dediği gibi değildir). Şu beldeye yemîn ederim.
Yemîn ederim bu beled`e (Mekke`ye)!
Şu beldeye yemin ederim;
(1-2) Yemin ederim bu beldeye. Ve sen bu beldede ikamet etmektesin.
Hayır, and içerim bu şehre.
Hayır! Gerçek, kâfirlerin dediği gibi değil. Bu şanlı belde hakkı için!
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen ve kutsal Mekke sehrine isâret eden “el-Beled: sehir, belde” kelimesinden almistir. 20 ayettir.