15. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
15. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
﴿١٥﴾
Yakınlığı olan bir yetime,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yakınlığı olan bir yetimi,
Onunla akrabalık bağı bulunan babasını kaybetmiş bir çocuğa.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.
Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır.
Akrabalığı olan bir yetime...
(14-16) Yahut, aclik gununde, yakini olan bir oksuzu, yahut topraga serilmis bir yoksulu doyurmaktir.
(14-15-16) Veya açlık gününde (kıtlık zamanında) hısım sayılan bir yetime veya yere serilmiş (bitkin, kimsesiz) bir yoksula yedirmektir.
Yakınlığı olan bir yetime,
yakınlığı olan bir yetime,
(14-16) Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.
Yakınlığı olan bir yetime,
(15-16) Karabet sahibi olan bir yetime. Veyahut yerlere serilmiş bir yoksula.
Akraba olan yetimi,
Yakınlığı olan bir yetimi,
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen ve kutsal Mekke sehrine isâret eden “el-Beled: sehir, belde” kelimesinden almistir. 20 ayettir.