3. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
3. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
﴿٣﴾
Babaya Âdem'e de, doğana zürriyetine de, Âyet-i kerîme’de geçen “ ma “ men mânâsında kullanılmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Babaya ve doğan çocuğa da.
Allah Teâlâ, beşeriyetin babasına ve ondan çoğalıp üreyen çocuklara da yemin etmiştir.
Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Ana babaya ve bunlardan meydana gelen çocuklara!
Ve yemin ederim bir (Âdem) babaya ve (ondan üreyip) doğana ki,
Dogurana ve dogurduna and olsun ki:
Babaya da, doğan çocuğuna da and olsun,
Ve and olsun baba ve çocuğuna.
Babaya da, doğana da (yemîn ederim),
Ve (yemîn ederim) babaya ve doğan (çocuğ)a!
Doğurana da, doğurduğuna da andolsun ki;
Ve bir pedere ve zürriyetine de (andolsun).
Doğurana ve doğurduğuna andolsun ki,
Hem o değerli baba, hem o değerli evladının hakkı için:
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen ve kutsal Mekke sehrine isâret eden “el-Beled: sehir, belde” kelimesinden almistir. 20 ayettir.