14. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
14. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
﴿١٤﴾
Yahut bir açlık gününde yemek yedirmektir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Veya yiyeceğin nadir bulunduğu açlık zamanında yemek yedirmektir.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.
Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır.
Yahud şiddetli bir açlık gününde yemek yedirmektir.
(14-16) Yahut, aclik gununde, yakini olan bir oksuzu, yahut topraga serilmis bir yoksulu doyurmaktir.
(14-15-16) Veya açlık gününde (kıtlık zamanında) hısım sayılan bir yetime veya yere serilmiş (bitkin, kimsesiz) bir yoksula yedirmektir.
Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
yahud (salgın) bir açlık gününde yemek yedirmekdir,
(14-16) Veya bir açlık gününde akrabâlığı olan bir yetîmi veya toz toprak içinde kalmış bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut açlık gününde yemek yedirmektir,
Yahut bir kıtlık gününde yemek yedirmektir.
Yahut açlık gününde doyurmaktır.
Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 83, Bakara 177, Bakara 215, Bakara 220, Nisâ 2
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen ve kutsal Mekke sehrine isâret eden “el-Beled: sehir, belde” kelimesinden almistir. 20 ayettir.