4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
﴿٤﴾
Biz insanı, insan cinsini hakikaten yorgunluk, sıkıntı ve meşakkat içinde olacak şekilde yarattık. Öyle ki, dünya musibetleri ve âhiret zorluklarının sıkıntılarına katlanacaktır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ki şüphesiz biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.
Doğrusu biz insanı, dünyada çektiği zorluklar sebebiyle bir gayret ve meşakkatin içinde yarattık.
Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Hiç kuşkusuz biz insanı zahmetli bir hayat için yarattık.
Doğrusu biz, insanı bir meşakkat içinde yarattık.
Insanoglunu, zorluklara katlanacak sekilde yarattik.
Ki biz insanı (kendine has) sıkıntı ve zorluk içinde (yaratıp) meydana getirdik.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.
ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.
(Ki) insanı, gerçekten bir meşakkat içinde (olmak üzere) yarattık.
Biz, insanı gerçekten meşakkat içinde yarattık.
(4-5) Muhakkak ki, Biz insanı elbette bir meşakkat içinde (bulunacağı bir mahiyette) yarattık. Sanıyor mu ki onun üzerine hiçbir kimse güç yetiremiyecek.
Biz insanı birtakım zorluklar, zahmetler ve sıkıntılar içinde yarattık.
Biz insanı, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik.
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen ve kutsal Mekke sehrine isâret eden “el-Beled: sehir, belde” kelimesinden almistir. 20 ayettir.