34. Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
34. Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
﴿٣٤﴾
“Onu kendisi uydurdu“ diyorlarsa: “Öyleyse onlar da söylediklerinde doğru söyleyenlerse onun gibi (velev) uydurma bir söz getirsinler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Haydi onun benzeri bir söz getirsinler, eğer doğru söylüyorlarsa!
Eğer onun uydurma olduğunu iddia ettiklerinde sadık iseler, uydurma da olsa onun misli bir söz getirsinler!
Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.
Eğer doğru sözlü iseler onun benzeri bir söz getirsinler.
Haydi Kur’an gibi bir söz getirsinler, eğer doğru söyliyenlerse...
Eger iddialarinda samimi iseler Kuran’in benzeri bir soz meydana getirsinler.
Eğer doğru sözlü kimseler iseler bu sözün bir benzerini getirsinler!
Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.
Öyleyse onlar da, eğer doğru söyleyenlerse, onun gibi (velev uydurma) bir söz getirsinler!
Eğer (iddiâlarında) doğru kimseler iseler, haydi onun benzeri bir söz getirsinler!
Şayet sadıklardan iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.
(33-34) Yoksa diyorlar mı ki: «Onu kendisi uydurdu?» Hayır. İmân etmezler. Haydi onun misli bir söz getiriversinler, eğer doğru sözlü kimseler oldu iseler.
İddialarında samimi iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler.
O halde bu iddialarında tutarlı iseler Kur’ân gibi bir söz getirsinler bakalım!
Mekke döneminin ikinci yarisinda, Secde sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinde geçen ve Sina dagina isâret eden “Tûr: dag” kelimesinden almistir. 49 ayettir.