13. Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler
13. Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler
﴿١٣﴾
Ve elleri boyunlarına bağlı olarak götürülmüş elleri boyunları ile birlikte zincirlere vurulmuş olarak ona sıkıştırılmak suretiyle onun dar bir yerine atıldıkları vakit de orada, “ helâk“ diye haykırırlar. Âyet-i kerîme’de geçen “ dayyik” kelimesi şeddesiz olarak da okunmuştur. Âyet-i kerîme’de geçen “ minha “ cârmecrûru “mekân” kelimesinden hâldir. Çünkü aslında “ mekân“ın sıfatıdır. (Takaddüm edince hâl olarak İ’rablanmıştır) Yine Âyet-i kerîme’de geçen “ mukarranin” kelimesi çokluk ifade etmesi için şeddelenmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Elleri boyunlarına (zincirlerle) bağlı olarak dar bir yere atıldıkları zaman, orada yok olup, ölmek için (kendi aleyhlerine) dua ederler
O kâfirler, elleri boyunlarında zincirlerle bağlanmış bir şekilde cehennemde dar bir yere atıldıkları zaman cehennemden kurtulmak için helak edilmelerini isteyerek kendi nefisleri aleyhine dua ederler.
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yokoluvermeyi isterler.
Zincirlerle sımsıkı bağlı olarak onun dar bir yerine atılınca oracıkta yok olmayı isterler.
Elleri boyunlarına bağlı olarak, o ateşin dar bir yerine atıldıkları vakit, orada: "-Ey helâk, neredesin, yetiş!" diye bağırırlar.
Elleri boyunlarina baglanarak, dar bir yerden atildiklari zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.
(Şeytanlarla birlikte) elleri boyunlarına bağlı bulunduğu halde ateşten daracık bir yere atıldıkları zaman orada yok olmayı dövünerek isterler.
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun en dar yerine atıldıkları vakit orada (Yetiş ey) helak (diye) bağırırlar.
Elleri boyunlarına bağlı kimseler olarak onun (o Cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta (ölsek de kurtulsak diyerek) helâki çağırırlar.
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun en dar bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isterler.
Ve o ateşten dar bir yere etleri boyunlarına bağlı bir halde atıldıkları zaman orada helâki davet eder dururlar.
Zincirlerle elleri, ayaklarına bağlanmış olarak bu ateşin dar yerine atıldıklarında ise orada «yok olmayı» imdada çağırırlar.
Elleri boyunlarına kelepçelenmiş, ayakları bukağılı olarak cehennemin daracık bir yerine tıkılınca, orada yok olmak için can atarlar.