11. Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.
11. Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.
﴿١١﴾
Rabbinin üzerindeki nübüvvet ve benzeri nimetine gelince onu durmadan anlat, haber ver! Sûre içindeki bazı fiillerde Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e râci zamir; âyet sonlarının birliğine riâyet amacıyla hazfedilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Rabbinin nimetini ise haydi anlat.
Allah’ın senin üzerine olan nimetlerine şükret ve bunlardan bahset.
Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.
Rabbinin lutuflarını şükranla an.
Amma Rabbinin (sana verdiği peygamberlik) nimetini (durma insanlara) söyleyip anlat...
Yalnizca Rabbinin nimetini anlat.
Ama Rabbin nîmetini elinden geldiğince anlat!
Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.
Bununla beraber, Rabbinin ni’metini (durmayıb) söyle (anlat).
Ve Rabbinin ni`metine gelince, artık (onu şükranla) anlat!
Rabbının nimetine gelince ondan sözet.
(10-11) Ve bir şey dileneni de sakın kovma. Fakat Rabbin nîmetini de yâd et.
Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.
Rabbinin nimetlerini ise durmayıp söyle!
Mekke döneminin baslarinda, Fecr sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “sabahin aydinligi, kusluk vakti” anlamina gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almistir. 11 ayettir.Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmisti. Iman ile küfrün mücâdele ettigi bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalniz kalmasi demekti. Öte yandan, bunu firsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcilarin samatalari, onun üzüntüsünü bir kat daha artiriyordu. Peygamber, isledigi bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezalandirdigini düsünerek üzüntülü bir hâlde beklerken, hem ona Rabb’inin hosnutlugunu ve ikramlarini bildirerek yüregine su serpen, hem de kiyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu: