5. Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
5. Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
﴿٥﴾
Ve Rabbin sana âhirette; oradaki nimetlerden bol bol verdikçe verecek, Sen de ondan râzı olacaksın. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) “Öyleyse, ümmetimden bir kişi cehennemde kaldıkça, ben de râzı olmam!“ buyurmuştur. Buraya kadar, iki menfi cümlenin ardından iki müsbet cümleyle kasemin cevabı tamam olmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Yüce Allah sana ve ümmetine verdiklerinden razı olana kadar sana ve ümmetine büyük mükâfatlardan verecek.
Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana mutlaka lutuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın.
İleride (kıyamet günü), Rabbin sana (şefaat makamını) verecek de hoşnud olacaksın.
Rabbin suphesiz sana verecek ve sen de hosnut olacaksin.
Elbette Rabbin sana öylesine verecek ki, (O’ndan da, verdiğinden de) razı olacaksın, (hoşnud olmaya devam edeceksin).
Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnuud olacaksın.
Ve Rabbin, elbette ileride (âhiret gününde) sana (ümmetinden dilediğine şefâat etme hakkı) verecek (sen) de hoşnûd olacaksın!
Şüphesiz Rabbın, sana verecek ve sen, hoşnud olacaksın.
Ve muhakkak ki, sana Rabbin ihsan buyuracak, sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana verecek ve sen razı olacaksın.
Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek, ta ki sen de O’ndan ve verdiğinden razı olacaksın.
Mekke döneminin baslarinda, Fecr sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “sabahin aydinligi, kusluk vakti” anlamina gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almistir. 11 ayettir.Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmisti. Iman ile küfrün mücâdele ettigi bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalniz kalmasi demekti. Öte yandan, bunu firsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcilarin samatalari, onun üzüntüsünü bir kat daha artiriyordu. Peygamber, isledigi bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezalandirdigini düsünerek üzüntülü bir hâlde beklerken, hem ona Rabb’inin hosnutlugunu ve ikramlarini bildirerek yüregine su serpen, hem de kiyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu: