7. Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
7. Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
﴿٧﴾
Seni şu an üzerinde bulunduğun şeriattan uzak bulup hidayet etmedi mi, seni o şeriata ulaştırmadı mı?
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Seni bilmez bulup doğru yolu göstermedi mi?
Seni, kitabın ve imanın ne olduğunu bilmez bir halde buldu da, sana bunlardan bilmediklerini öğretti.
Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?
Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi?
Seni, (şeriat hükümlerini) bilmezken, (nübüvvet nimeti ile şer’î) yola koymadı mı?
Seni sasirmis bulup, dogru yola eristirmedi mi?
Seni yol bilmez iken (en doğru) yola iletmedi mi ?
Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?
Hem (sen henüz peygamberlik ve şer`î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?
Seni şaşırmış bulup da doğru yola eriştirmedi mi?
Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?
Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?
Seni dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı?
Mekke döneminin baslarinda, Fecr sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “sabahin aydinligi, kusluk vakti” anlamina gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almistir. 11 ayettir.Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmisti. Iman ile küfrün mücâdele ettigi bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalniz kalmasi demekti. Öte yandan, bunu firsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcilarin samatalari, onun üzüntüsünü bir kat daha artiriyordu. Peygamber, isledigi bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezalandirdigini düsünerek üzüntülü bir hâlde beklerken, hem ona Rabb’inin hosnutlugunu ve ikramlarini bildirerek yüregine su serpen, hem de kiyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu: