2. Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
2. Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
﴿٢﴾
Ve karanlıkları ile örttüğü yahut sükûna erdiği zaman geceye yemin ederim ki,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sükuna erdiği vakit geceye,
Ve karanlığı bürüyüp, insanların hareketleri kesildiğinde geceye yemin etmiştir.
Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Kararıp sakinleştiğinde geceye ki;
Karanlığı çöküb de sükûn bulduğu zaman geceye ki,
Sukun erdigi zaman geceye and olsun ki,
Karanlığıyla yönelip gelen geceye and olsun ki,
Ve sakinleştiği zaman geceye ki,
(insanların) sükûna vardığı dem geceye ki,
Ve sükûna erdiği zaman, geceye!
Ve sükuna erdiğinde geceye.
(1-2) Kasem olsun kuşluk vaktine. Ve sâkin olduğu zaman geceye ki,
Durgunlaşan geceye andolsun ki,
Sükûnete erdiği dem gece hakkı için ki:
Aynı konudaki âyetler:
Mekke döneminin baslarinda, Fecr sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “sabahin aydinligi, kusluk vakti” anlamina gelen “ed-Duhâ” kelimesinden almistir. 11 ayettir.Fecr sûresinden sonra bir süre vahiy kesilmisti. Iman ile küfrün mücâdele ettigi bir dönemde, gücünü Allah’tan alan Peygamber için vahyin kesilmesi, onun yapayalniz kalmasi demekti. Öte yandan, bunu firsat bilerek “Rabb’i Muhammed’i terk etti!” diyen inkârcilarin samatalari, onun üzüntüsünü bir kat daha artiriyordu. Peygamber, isledigi bir kusur sebebiyle Rabb’inin onu cezalandirdigini düsünerek üzüntülü bir hâlde beklerken, hem ona Rabb’inin hosnutlugunu ve ikramlarini bildirerek yüregine su serpen, hem de kiyâmete kadar gelecek müminleri dünya ve âhiret nîmetleriyle müjdeleyen mübarek Duhâ sûresi nazil oldu: