4. Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
4. Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.
﴿٤﴾
Hiç bir nefis yoktur ki, üzerinde iyi veya kötü amelini gözetleyen bir gözetleyici melek bulunmasın. Bu âyet kasemin cevabıdır. Âyet-i kerîme’de geçen “Ma" şeddesiz okunduğunda zait olup "İn" ise inne'dentahfîflenerek ismi mahzuf olmuş olur. Yani İnnehu, Lam ise Lam-i tarike olur "Ma" şeddeli olarak okunur. Buna göre "İn" ise nefi edatı olur. Lemma da illa mânâsında olur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Üzerinde gözetici bulunmayan hiç kimse yoktur.
Allah Teâlâ, kıyamet günü hesap vermesi için her bir kişiye amellerini kaydeden bir melek görevlendirmiştir.
Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.
Hiç kimse yoktur ki, başında bir gözetleyeni bulunmasın.
(İşte and olsun o semâya ve bu Târık’a ki), hiç bir nefis yoktur ki, üzerinde bir gözetleyici (melek) olmasın...
Uzerinde gozetici olmayan kimse yoktur.
Hiçbir canlı yoktur ki üzerinde koruyup gözeten bulunmasın.
Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.
Hiçbir nefs haaric değildir, ille onun üzerinde bir gözeten vardır.
Hiçbir nefis yoktur ki, üzerinde bir gözetici (koruyucu melek) bulunmasın!
Hiç bir nefis yoktur ki mutlaka onun üzerinde bir gözeten bulunmasın.
Hiçbir nefs yoktur ki, illâ onun üzerinde bir gözetici vardır.
Hiçbir can yoktur ki başında bir koruyucu olmasın.
Hiçbir kimse yoktur ki yanında bekçi bir melek bulunmasın.
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.