15. Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
15. Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,
﴿١٥﴾
Doğrusu onlar, kâfirler Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e hileler kurmaya çalışıyorlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar ise tuzak kurup duruyorlar.
Peygamberlerinin getirdiğini yalanlayanlar, onun davetine engel olmak ve ortadan kaldırmak için bir çok tuzaklar kuruyorlar.
Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Onlar bir tuzak kuruyorlar;
Doğrusu (Kur’an’ın nurunu söndürmek için, Mekke’li) o müşrikler hep hile kuruyorlar.
Gercekten onlar duzen kuruyorlar.
Onlar elbette bir tuzak kuruyorlar ;
Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar.
Hakıykat, onlar alabildiklerine hileler düzerler.
(15-16) Gerçekten onlar, (Kur`ân`ı ibtâl etmek için) bir hîle olarak tuzak kuruyorlar.(Ben de) bir hîle ile (kurdukları) tuzak(larını ibtâl) ederim!
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar,
Muhakkak ki, onlar bir hile ile hilede bulunurlar.
Onlar bir tuzak kuruyorlar.
O kâfirler, vargüçleriyle hile kurarlar.
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.