10. (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
10. (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
﴿١٠﴾
Artık tekrar dirilmeyi inkâr eden insan için ne kendisinden azâbı savmaya bir kuvvetivardır, ne de azâbı ondan savacak bir yardımcı!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İnsanın bir gücü ve bir yardımcısı yoktur.
O gün, insanın Allah’ın azabından imtina edebileceği bir gücü ve kendisine yardım edebilecek hiçbir yardımcısı yoktur.
Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
Bütün sırların ortaya dökülüp de insanın ne bir gücü ne de yardımcısının bulunacağı gün.
Artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı...
O gun, insanin gucu de, yardimcisi da olmaz.
Artık onun için ne bir kuvvet, ne de bir yardımcı vardır.
İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.
Artık onun için ne bir kudret, ne de bir yardımcı yokdur.
Artık o (insan) için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı!
Artık onun gücü de, yardımcısı da yoktur.
Artık onun için bir kuvvet ve bir yardımcı yoktur.
Onun hiçbir gücü ve hiçbir yardımcısı olmaz.
O gün insanın ne bir kudreti, ne de bir yardımcısı kalır.
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.