16. Ben de bir tuzak kurarım.
16. Ben de bir tuzak kurarım.
﴿١٦﴾
Ben de hiç beklemedikleri yerden onları yavaş yavaş (istidrac yoluyla) helâka sürükleyerek hilelerini (ceza ile) karşılarım.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ben de bir tuzak kuruyorum.
Ve ben de, hak dinin ortaya çıkması ve batılın çürüyüp yok olması için bir tuzak kuruyorum.
Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Ben de bir karşı plan hazırlıyorum.
Ben de onların hilelerine karşı (kendilerine) ceza veriyorum.
Ben de bir duzen kurmaktayim.
Ben de bir tuzak kuruyorum.
Ben de hilelerine karşılık veririm.
Ben de onların hilelerini (ceza ile) karşılarım.
(15-16) Gerçekten onlar, (Kur`ân`ı ibtâl etmek için) bir hîle olarak tuzak kuruyorlar.(Ben de) bir hîle ile (kurdukları) tuzak(larını ibtâl) ederim!
Ben de bir düzen kurmaktayım.
Ben de bir hile ile hilede bulunurum.
Ben de bir tuzak kuruyorum.
Ben de kurarım, (yani hilelerini boşa çıkarırım).
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.