13. Şüphesiz o Kur'an, hak ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.
13. Şüphesiz o Kur'an, hak ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.
﴿١٣﴾
O Kur’ân şüphesiz hak ile bâtıl arasını ayıran kesin bir sözdür.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kesinlikle o ayırdedici bir sözdür.
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e indirilmiş olan bu Kur’an, hakkı batıldan ve doğruyu yanlışı birbirinden ayıran bir sözdür.
Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve bitkiyle yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
Muhakkak o Kur’an (hak ile batıl arasını) ayırd eden kesin bir hükümdür.
Dogrusu bu Kuran kesin bir sozdur.
Ki bu Kur’ân (Hakkı bâtıldan, doğruyu eğriden) ayırd eden bir sözdür.
Kuşkusuz Kur’ân, ayırıcı bir sözdür.
Hakıykaten o (Kur’an) hak ile (baatılı ayırd eden) kat’î bir kelâmdır.
(13-14) Şübhesiz ki o (Kur`ân), elbet (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. Ve o, şaka değildir!
Ki doğrusu bu, kesin bir sözdür,
Şüphe yok ki, o elbette bir ayırt eden kelâmdır.
Şüphesiz Kur’an kesin bir sözdür.
Bu Kur’ân, kesin bir sözdür, hakla batılı ayırt eden bir sözdür!
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.