12. Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
12. Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
﴿١٢﴾
Ve o nebat ile yarılan yere yemin olsun ki,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Çatlayan toprağa andolsun ki,
Ve içinde bulunan bitki, ürün/meyve ve ağaçlardan ötürü yarılan toprağa yemin etmiştir.
Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve bitkiyle yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.
(Nebat bitirmek için) yarılan arza ki,
(11-12) Yagmurun donusunu saglayan goge ve yarilan yeryuzune and olsun ki,
Sürülüp yarılmaya elverişli yere and olsun,
O yarılıp çatlayan yere,
o (nebat ile) yarılan yere ki,
O (bitkilerle, vâdilerle yarılarak) yarıklar sâhibi olan yeryüzüne!
Ve yarılan yere,
(11-12) Andolsun o dönüş sahibi olan semaya. Ve çatlayıp yarılan yeryüzüne.
Bitkinin yeşerdiği yere andolsun ki.
(11-12) Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için:
Mekke döneminin baslarinda, Beled sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kur’an’a isâret eden “târik: parlak yildiz” kelimesinden almistir. 17 ayettir.