25. (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
25. (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
﴿٢٥﴾
Zanlarınca fakirleri men ve mahrum etmeye kâdir olarak erkenden yola çıktılar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
(Zanlarınca yoksulları) Engellemeye güç yetirenler olarak erkenden gittiler.
Fakirlerin meyvelerinden almalarını engellemek için kararlı bir halde sabahın ilk vaktinde gittiler.
(Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
Amaçlarını, planladıkları gibi gerçekleştirmek üzere erkenden yola düşüp gittiler.
Hem zanlarınca, miskinleri mahrum etmeğe güçleri yeterek erkenden gittiler...
Yoksullara yardim etmeye gucleri yeterken boyle konusarak erkenden gittiler.
(Yoksulu) engellemeye güçleri yeter halde sabah erkenden gittiler.
(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
(Fakirleri) men’e (sanki) gücleri yetecek adamlar tavriyle erkenden gitdiler.
Hâlbuki (fakirlere yardıma) güçleri yeten kişiler oldukları hâlde, (onları yardımdan)mahrûm etmek üzere erkenden gittiler.
Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.
(24-25) «Sakın bugün aranızda bir yoksul o bostana girivermesin,» diyorlardı. Ve yoksulları men’e kâdir oldukları halde erkenden gidiverdiler.
Ürünleri toplayacaklarından emin olarak erkenden gittiler.
Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.
Mekke döneminin baslarinda, muhtemelen Hz. Peygambere karsi çikislarin siddetlendigi bir zamanda indirilmistir. Alak sûresinden sonra gönderilen ilk sûre oldugu da rivâyet edilir. Adini, “kaleme” yemin edilen birinci ayetinden almistir. Ilk ayetinde geçen “Nûn” harfi de sûrenin diger bir meshur ismidir. 52 ayettir.