46. De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."
46. De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."
قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَیْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَیْنَ عِبَادِكَ فٖیمَا كَانُوا فٖیهِ یَخْتَلِفُونَ﴿٤٦﴾
De ki: “ ey gökleri ve yeri yoktan var edip icad eden yaratan, gizliyi de, aşikârı da bilen görünmeyen ve görünen şeyleri bilen yüce Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri din işleriyle ilgili şeyler hakkında hükmü sen vereceksin!“ İhtilafa düştükleri konuda hakkı bana göster. Âyet-i kerîme’de geçen ”ellahümme “ya ellahu mânâsındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve görüleni bilen Allah'ım! Hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm verecek sensin.
-Ey Resul- De ki: "Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır."
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikârı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, duyular ötesini ve duyular âlemini bilen Allahım! İhtilâfa düştükleri konularda kulların arasında hükmü sen vereceksin.”
De ki: "- Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybi ve hazırı bilen Allahım! Kularının arasında, o ayrılığa düştükleri (dine ait) şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
De ki: «Ey goklerin, yerin yaratani, gorulmeyeni ve goruleni bilen Allah! Kullarinin ayriliga dustukleri seyler hakkinda aralarinda Sen hukmedeceksin.»
De ki: Ey gökleri ve yeri örneksiz, misalsiz yaratan, ortada olanı ve olmayanı, görüneni, görünmeyeni bilen Allahım ! Farklı görüş ve iddialarda bulundukları hususlar hakkında kulların arasında sen hüküm vereceksin.
De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin.»
De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de, aşikârı da bilen Allah, kullarının arasında ihtilâf etmekde oldukları şeyler hakkındaki hükmü sen vereceksin».
De ki: `Ey gökleri ve yeri yaratan, görünmeyeni ve görüneni bilen Allah`ım! Hakkında ihtilâfa düşegeldikleri şeyler husûsunda kullarının arasında ancak sen hüküm vereceksin!`
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah’ım; ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kulların arasında Sen hükmedersin.
De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan ve gizli ve âşikâre olanı bilen Allah’ım! Sen kullarının arasında kendisinde ihtilâf eder oldukları şeyler hakkında hükmedersin.»
«Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’ım! Kullarının ayrılığa düştükleri konularda sen hükmedersin.»
Sen şöyle dua et!: "Allah’ım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey görünen görünmeyen ne varsa bilen. Hakkında ihtilaf ettikleri her meselede kulların arasında Sen elbette hükmedeceksin. Ben bu güven içinde bekliyor ve sabrediyorum."
Aynı konudaki âyetler: En'âm 73, Tevbe 94, Tevbe 105, Ra'd 9, Mü'minûn 91
Aynı konudaki âyetler: Bakara 29, Bakara 33, Bakara 231, Bakara 255, Bakara 282