33. Dosdoğru Kur'an'ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.
33. Dosdoğru Kur'an'ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.
﴿٣٣﴾
Doğruyu getirene Hazreti Peygamber (aleyhi's-salâtü ve's-selâm) ve onu tasdik eden mü'minler var ya, işte şirkten sakınanlar onlardır. Âyet-i kerîme’de geçen “Ellezi" Ellezine mânâsında kullanılmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler ise, işte onlar muttakilerdir.
Peygamber ve diğer kimselerden söz ve fiillerinde doğruyu getiren ve iman etmiş olarak onu tasdik edip gerektirdiği ile amel edenler var ya, işte onlar hakikî muttakilerdir. Rablerinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından sakınırlar.
Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte kötülükten sakınanlar onlardır.
Gerçeği getiren kişiye ve onu tasdik edene gelince, işte takvâ sahipleri onlardır.
Doğruyu (Kur’an’ı) getiren (Hz. Peygamber s.a.s.) ve O’nu tasdik eden (müminler) ise, işte bunlar takva sahibi kimselerdir.
Gercegi getiren ve onu dogrulayanlar, iste onlar, Allah’a karsi gelmekten sakinmis olanlardir.
Doğruyu getiren ve onu getireni tasdîk eden (var ya) işte (Allah’tan) korkup (inkâr ve azgınlıktan) sakınanlar onlardır!
Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.
Sıdk (-u hakıykat) ı getirene ve onu tasdıyk edenlere (mü’minlere) gelince: İşte onlar takvâye erenlerin ta kendileridir.
Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdîk edene gelince; işte onlar gerçekten takvâ sâhibleridir.
Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler; işte onlar muttakilerdir.
O zât ki, doğruyu ve onu tasdik ettiler, işte muttakîler olan, onlardırlar.
Gerçeği getirene ve onu doğrulayanlara gelince; «İşte takva sahipleri onlardır.»
Ama, hak ve gerçeği getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte her türlü fenalıktan korunanlar onlardır.