9. O, doğunun da batının da Rabbidir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise onu vekil edin.
9. O, doğunun da batının da Rabbidir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise onu vekil edin.
﴿٩﴾
O, doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka hiç bir ilâh yoktur. O hâlde bütün işlerinde yalnız O'nu vekîl edin.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Öyleyse O’nu vekil edin.
O, doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka hak bir mabut/ilah yoktur. Öyleyse bütün işlerinde O'na itimat etmek üzere O'nu vekil edin.
O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın.
Doğunun da batının da rabbi O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse yalnız O’na güvenip sığın.
O, doğunun da, batının da Rabbidir; O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde yalnız O’nu kendine vekîl edin;
O, dogunun ve batinin Rabbidir; O’ndan baska tanri yoktur. Oyleyse O’nu vekil tut.
O, doğunun da Rabbıdır, batının da Rabbıdır. Başka tanrı yoktur, ancak O vardır. Artık sen, O’nu hep vekîl edin.
O, doğunun ve batının Rabbidir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde yalnız O’nu vekil tut.
(O), doğunun da, batının da Rabbidir. Ondan başka hiçbir Tanrı yok. O halde (umuurunda) güvenek ve dayanak olarak onu tut.
(O,) doğunun da batının da Rabbidir; O`ndan başka ilâh yoktur; o hâlde (kendine, yalnız) O`nu vekil edin!
Doğunun ve Batının Rabbıdır. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse onu vekil edin.
(O) Maşrikin de, mağribin de Rabbidir, O’ndan başka ilâh yoktur. O halde O’nu vekil ittihaz et.
O doğunun da, batının da Rabbidir, O’ndan başka ilah yoktur. O halde tek dayanağın O olsun.
O doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka İlah yoktur. O halde sen de yalnız O’nun himayesine sığın, yalnız O’na güven.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 163, Bakara 255, Âl-i İmrân 2, Âl-i İmrân 6, Âl-i İmrân 18
Aynı konudaki âyetler: Fâtiha 5, Bakara 163, Bakara 255, Âl-i İmrân 2, Âl-i İmrân 6
Mekke döneminin baslarinda, muhtemelen Peygamberligin üçüncü veya dördüncü yilinda indirilmistir. Hattâ çogu âlimlere göre Alak, Kalem ve Müddessir sûrelerinden sonra gönderilen dördüncü sûredir. Ancak sûrenin son ayeti daha sonraki yillarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve kâfirlerin siddetli muhâlefetleri karsisinda sarsintiya ugrayip karamsarliga kapilan Hz. Peygamberin ruh hâlini dile getiren “Müzzemmil: Örtüsüne bürünen” kelimesinden almistir. 20 ayettir.