12. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
12. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
﴿١٢﴾
Zira bizim yanımızda (onlar için hazırlanmış) bukağılar ağır ağır zincirler ve bir cahîm yakıcı bir ateş var.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bizim yanımızda ağır boyunduruklar ve cehennem var.
Şüphesiz ahirette ağır boyunduruklara ve tutuşturulmuş bir ateşe sahibiz.
Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap vardır.
Kuşkusuz katımızda (onlar için) prangalar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek, elem verici bir azap vardır.
Zira (ahirette kâfirler için) bizim yanımızda bukağılar ve (içine) girecekleri bir ateş var.
(12-13) suphesiz katimizda onlar icin agir boyunduruklar, cehennem, bogazi tikayan bir yiyecek ve can yakan azap vardir.
(12-13) Çünkü yanımızda bukağılar, Cehennem, boğazdan geçmeyen yiyecek ve elem verici bir azâb vardır.
Zira bizim yanımızda bukağılar var, bir cehennem var.
Çünkü bizim yanımızda (ağır) bukağılar var, yakıcı bir ateş var,
Çünki bizim yanımızda ağır kelepçeler ve yakıcı bir ateş vardır!
Muhakkak ki katımızda, ağır boyunduruklar ve cehennem var.
Şüphe yok ki Bizim yanımızda ağır bukağılar ve bir alevli ateş vardır.
Çünkü bizim yanımızda ağır zincirler ile cehennem vardır.
(12-13) Muhakkak ki Bizim nezdimizde bukağılar, alevli ateşler, dikenli, boğazı tırmalayan yiyecekler ve gâyet acı azap var.
Mekke döneminin baslarinda, muhtemelen Peygamberligin üçüncü veya dördüncü yilinda indirilmistir. Hattâ çogu âlimlere göre Alak, Kalem ve Müddessir sûrelerinden sonra gönderilen dördüncü sûredir. Ancak sûrenin son ayeti daha sonraki yillarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve kâfirlerin siddetli muhâlefetleri karsisinda sarsintiya ugrayip karamsarliga kapilan Hz. Peygamberin ruh hâlini dile getiren “Müzzemmil: Örtüsüne bürünen” kelimesinden almistir. 20 ayettir.