13. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
13. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
﴿١٣﴾
Bir de boğazda duran boğazda tıkanıp kalan ve aşağı geçmeyen bir yiyecek - ki o da ya zakkumdur ya dari dikenidir ya cehennemliklerin irinidir ya da ateşten bir diken türü olup ne yukarı çıkar ne de aşağı iner - ve Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i tekzib edenler hakkında zikredilenlere ilaveten bir deelîm elem verici bir azap var.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap!
Geçmiş olanlara ek olarak, acılığının aşırılığından boğazda kalan bir yemek ve çok acı veren bir azap var.
Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap vardır.
Kuşkusuz katımızda (onlar için) prangalar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek, elem verici bir azap vardır.
Bir de boğaza takılıp kalan bir yiyecek var. Ayrıca acıklı bir azap da var.
(12-13) suphesiz katimizda onlar icin agir boyunduruklar, cehennem, bogazi tikayan bir yiyecek ve can yakan azap vardir.
(12-13) Çünkü yanımızda bukağılar, Cehennem, boğazdan geçmeyen yiyecek ve elem verici bir azâb vardır.
Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
boğazda tıkanıb kalan bir yiyecek var. (Bunlardan başka da) elem verici bir azâb var,
Bir de boğaza duran bir yiyecek ve (pek) elemli bir azab (vardır)!
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve elim bir azab var.
Ve boğaza tıkanıp duran bir taam ve pek acıklı bir azap vardır.
İnsan boğazından geçmez yiyecekler ile acıklı azap vardır.
(12-13) Muhakkak ki Bizim nezdimizde bukağılar, alevli ateşler, dikenli, boğazı tırmalayan yiyecekler ve gâyet acı azap var.
Mekke döneminin baslarinda, muhtemelen Peygamberligin üçüncü veya dördüncü yilinda indirilmistir. Hattâ çogu âlimlere göre Alak, Kalem ve Müddessir sûrelerinden sonra gönderilen dördüncü sûredir. Ancak sûrenin son ayeti daha sonraki yillarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve kâfirlerin siddetli muhâlefetleri karsisinda sarsintiya ugrayip karamsarliga kapilan Hz. Peygamberin ruh hâlini dile getiren “Müzzemmil: Örtüsüne bürünen” kelimesinden almistir. 20 ayettir.