100. (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
100. (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
﴿١٠٠﴾
De ki: Murdar, haram olan ile temiz, helâl olan eşit olmaz. Velev ki, murdarın çokluğu senin hoşuna gitsin, seni sürurlandırsın. Artık ey akıl sahipleri! Onu terketmek hususunda Allah'tan korkunuz. Tâ ki, felâha eresiniz, kurtulasınız.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: (Ey İnsan) Kötü şeylerin çokluğu hoşuna gitse bile. Pis ile temiz bir değildir. Ey akıl sahipleri kurtuluşa erebilmeniz için Allah’tan sakının/takvalı olun.
-Ey Resul!- De ki: Kötülüğün çokluğu seni şaşırtsa bile bir şeyde bulunan kötülük ile bir şeyde bulunan iyilik asla eşit olmaz. Kesinlikle kötünün çok olması onun daha üstün olduğuna delil değildir. -Ey akıl sahipleri!- Kötü olanı terk etmekle ve iyi olanı işlemekle Allah'tan sakının, umulur ki bununla cenneti kazanırsınız.
De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: “Kötünün çokluğu sana ilginç gelse de iyi ile kötü bir değildir. O halde ey akıl sahipleri, Allah’a âsi olmaktan sakının ki kurtuluşa eresiniz!”
De ki: "- Murdarla temiz (haramla helâl) bir olmaz; murdarın çokluğu hoşunuza gitse bile". O halde ey gerçek akıl sahipleri, haram (murdar) hususunda Allah’dan korkun ki, kurtuluşa kavuşasınız.
De ki: «Helal ile haram, haram seylerin coklugundan hoslansan bile, esit degildir". Ey akil sahibleri, Allah’tan sakinin ki kurtulusa eresiniz.
De ki: Murdarın çokluğu senin hoşuna gidip hayretini mûcib olsa da murdarla pâk bir değildir. O halde ey sağduyu sahipleri! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: «Pis olan şeyle temiz olan şey bir olmaz, pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile». Ey selim akıl sahipleri Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
De ki: «Murdarla temiz — murdarın çokluğu hoşunuza gitse de — (hiç bir zaman) bir olmaz. Onun için, ey selîm akıl saahibleri, (murdarı ihtiyar etmek hususunda) Allahdan korkun (temizi alın). Olur ki kurtuluşa erersiniz.
De ki: `Pis olan şey ile temiz (haram ve helâl) bir olmaz; pis olan şey(ler)in çokluğu hoşun(uz)a gitse de (bu böyledir)!` Öyle ise ey akıl sâhibleri! Allah`dan sakının, tâ ki kurtuluşa eresiniz!
De ki: Murdarı çokluğu hoşunuza gitse de; murdarla temiz bir olmaz. Öyleyse ey akıl sahibleri; Allah’tan korkun ki kurtıuluşa eresiniz.
De ki: «Murdar ile temiz müsavî olmaz. Velev ki, murdarın çokluğu hoşuna gitsin. Artık ey güzel akıl sahipleri! Allah Teâlâ’dan korkunuz ki felâh bulabilesiniz.»
De ki; «Murdar’ın çokluğu (yaygınlığı) senin beğenini kazanmış olsa da, murdar ile temiz (aslında) bir değildir. Buna göre ey sağduyulu kimseler, Allah’tan korkunuz ki, kurtuluşa eresiniz.»
Murdarın çokluğu tuhafına gitse, hatta murdarın çoğu hoşuna da gitse, murdar ile temiz bir olmaz. Öyleyse ey akl-ı selîm sahipleri! Siz az çok demeyip daima temize, helâle yönelin. Haram yemekten, Allah’a karşı gelmekten sakının ki felâh bulasınız.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 164, Bakara 169, Bakara 197, Bakara 269, Âl-i İmrân 7
Aynı konudaki âyetler: Mâide 6, Enfâl 37, Tevbe 108, Vâkıa 79, Müddessir 4