5. Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va'd idi.
5. Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va'd idi.
﴿٥﴾
O İkisinden birincisinin fesat çıkaracakları iki defadan ilkinin vadesi geldiği zaman üzerinize çok kuvvetli ve şiddetli harb sırasında ve yakalayıp götürmede güç ve kuvvet sâhibi bir takım kullarımızı göndereceğiz de onlar sizleri öldürmek ve sizleri esir etmekgayesi ile ta evlerin aralarına sizin evlerinizin ortasına girip sizleri bulmak için araştıracaklar. Bu, kuvveden fiile çıkarılmış bir va'd oldu. Nitekim İsrâîloğulları yeryüzünde ilk bozgunculuklarını, Zekeriyya (aleyhisselâm)'ı katletmekle gerçekleştirdiler. Bunun üzerine Allahü teâlâ Calut'u ve ordusunu üzerlerine gönderdi; kendilerini katlettiler, çocuklarını esir ettiler ve Beyt-i Makdis'i harab ettiler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Birincisinin zamanı gelince, üzerinize güç kuvvet sahibi kullarımızı gönderdik de ülkeyi baştan başa olaşarak (sizi) aradılar. Bu, gerçekleşmiş bir vaad idi.
Onlar tarafından birinci bozgunculuk hasıl olunca, üzerlerine güçlü kuvvetli kullarımızı göndeririz ve musallat ederiz. Onları, öldürürler ve onları kovarlar. Bunlar meskenleri arasında dolaşarak geçtikleri yerleri fesada uğratırlar. Bu kullarımız uğradıkları yerleri yıkıp bozarlar. Bu Allah'ın mutlaka yerine getireceği ve gerçekleşecek olan bir vaattir.
Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.
Bu iki fesattan ilkinin zamanı gelince üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşıp köşe bucak her tarafı aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.
Onlardan birinci fesadınızın ceza vakti gelince kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı üzerinize musallat ettik de (onlar sizi yakalayıp öldürmek veya esir etmek için) evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu, yapılması kesinleşmiş bir vaad idi.
«Bu ikiden birincisinin vakti gelince, uzerinize pek guclu olan kullarimizi salacagiz. Onlar memleketlerinizde her koseyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir.»
Onlardan birincisinin va’desi ( = mukadder vakti) gelince üzerinize çok güçlü (savaşçı) kullarımızı gönderdik, yurtları(nızın) arasına kadar sokulup (her tarafı didik didik edip) araştırdılar. Bu, yerine getirilmiş bir va’d idi ki (gerçekleşti).
Birincisinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
İşte o ikiden birinci (fesadlarının ceza) va’de (si) gelince (muhaarebede) çok çetin bir kuvvete mâlik olan kullarımızı üzerinize musallat kıldık da onlar evlerin aralarına kadar girib (sizi) araşdırdılar. (Bu), yerine getirilmiş bir va’d idi.
(Onlara dedik ki:) `Artık, o ikisinden birincisinin va`desi geldiği (ve baştan çıktığınız) zaman, üzerinize şiddetli (kendileri de isyankâr), harb ehli bizim (mahlûkumuz)olan birtakım kullar gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu (zilletemahkûmiyetiniz) ise, yerine getirilmiş bir va`d idi.`
O ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize çok güçlü olan kullarımızı saldık. Onlar, memleketin her köşesini kontrollarına aldılar. Bu, yerine gelmiş bir vaad idi.
İmdi o ikiden (iki fesattan) birini vadesi (vakt-i cezası) gelince üzerinize Bizim çok şiddetli kuvvet sahibi olan kullarımızdan göndereceğiz. Artık evlerin aralarını bile araştıracaklardır. Bu, bir yerine getirilmiş hükümden ibaret bulunmuştur.
Birinci kargaşaya ilişkin ilahi cezanın vadesi gelince üzerinize son derece atılgan ve acımasız kullarımızı saldık. Bunlar evlerinizin köşe bucaklarını arayarak sizi yakalamaya giriştiler. Bu, Allah’ın yerine gelmesi kaçınılmaz bir sözü idi.
Onlardan birincisinin vâdesi gelince, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ettik de onlar sizi yakalayabilmek için evlerin aralarına bile girerek her tarafı didik didik edip araştırdılar. Bu, yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.