48. "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.
48. "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.
﴿٤٨﴾
“eğer vaadinizde doğru söylüyorsanız bu azap ile va'd, ne zaman“ diyorlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman gerçekleşecektir?’ derler.
Ve işte o meydan okuyan inatçı kâfirler şöyle derler: "Eğer iddianızda doğru kimseler iseniz bize vadettiğiniz o azap ne zamandır?"
Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.
“Şayet dedikleriniz doğruysa ne zaman gerçekleşecek şu tehdit?” diyorlar.
Kâfirler, alay yollu şöyle derler: "Eğer sadık kimselerseniz, bu azabın veya kıyametin vâdi ne zaman?"
«Bu iddiada samimi iseniz, bu azabin gerceklesmesi ne zamandir? soyle» derler.
Bu va’d(edilen azâb) ne zaman ? Eğer doğrulardan iseniz (bize haber verin) derler.
Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?» diyorlar.
«Eğer (İddianızda) doğrucu iseniz bu va’d (ve tehdîdin tehakkuku) ne zaman? (Söyleyin)» derler.
`Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va`d (edilen azab) ne zaman?` diyorlar.
Derler ki: Doğru sözlülerden iseniz bu vaad ne zamanmış?
Ve derler ki: «Eğer siz sâdık kimseler iseniz bu vaad ne zamandır?»
Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız vadettiğiniz bu ceza ne zaman gerçekleşecek?» derler.
Onlar: "Eğer dediğiniz doğru ise, peki bu vaadin ne zaman gerçekleşeceğini söyleyin!" derler.