8. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
8. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
﴿٨﴾
Sonra da ona hayır ve şer yollarını açıklayıp fenalığı ve ondan sakınmayı ilham edene yemin ederim ki, Âyet sonlarına riâyet etmek için” Takva” kelimesi sonradan zikredilmiştir. Gelecek âyet kasemin cevabıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra da ona kötülüğü ve korunmayı ilham edene.
Yüce Allah uzak durup, kaçınması için kötülükleri ve amel edip, işlemesi için iyilikleri insana öğretmeden nefislere yerleştirip, anlamasını sağlamıştır.
Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.
Ona kötü ve iyi olma yeteneklerini yerleştirene ki,
Sonra da o nefse, isyanını ve itaatını öğretene ki,
Sonra da ona iyilik ve kotuluk kabiliyeti verene and olsun ki:
Sonra da ona fenalıklarını ve (bunlardan) sakınmasını ilham edene yemîn olsun ki,
Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,
sonra da ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,
Sonra da ona (o kişiye) günâhını ve takvâsını (neyin isyan, neyin itâat olduğunu bildirerek) ilhâm edene (yemîn olsun)!
Sonra da ona, hem kötülüğü hem de takvayı ilham edene,
Sonra da ona günahını ve takvâsını ilham etmiş olana (andolsun ki),
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene andolsun ki,
(8-9) Ona hem kötülük, hem de ondan sakınma yolu ilham eden hakkı için ki: Nefsini maddî ve manevî kirlerden arındıran, felaha erer.
Mekke döneminin baslarinda, Kadir sûresinden sonra gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “es-Sems: Günes” kelimesinden almistir. 15 ayettir.