3. Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
3. Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
﴿٣﴾
Çalışmış, yorgun düşmüşlerdir. Zincir ve kelepçelerle (sürüklenip) bitkin ve yorgun düşmüşlerdir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Çalışmış, boşa yorulmuş,
Onları çeken zincirlerden ve bağlandıkları prangalardan dolayı yorulup bitkin düşmüştürler.
O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.
Bitkin ve yorgun.
Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.
Zor isler altinda bitkin dusmustur.
Çalışıp didinmiş, boşuna yorulup bitkin düşmüştür.
Çalışmış, yorulmuştur.
Yorucu işler yapandır.
(Meşakkat içinde) çalışmış, yorgun!
Zor işler altında bitkin düşmüştür.
(3-4) Çalışmış, yorgun kalmıştır. Son derece sıcak bir ateşe girecektir.
Zor işler altında bitkin düşmüştür.
Yorgundur, bitkin mi bitkindir!
Mekke döneminin ortalarinda, Zâriyât sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Gâsiyeh: örten, kaplayan” kelimesinden almistir. 26 ayettir.