22. Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
22. Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
﴿٢٢﴾
Sen onlar üzerine zor kullanıcı musallat kılınmış (bir zorba) değilsin. Bu, cihad ile emr olunmadan önce idi. Âyet-i kerîme’de geçen “ müseytir” lâfzı; bir kırâatte sin yerine sad ile okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar üzerinde bir zorba değilsin.
Sen onların üzerinde iman etmeleri için kendilerine zorbaca davranan biri değilsin.
O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Onların üstünde egemen bir zorba değilsin.
Sen, onlar üzerine bir zorlayıcı değilsin.
Sen, onlara zor kullanacak degilsin.
nsanlar üzerine musallat (bir bekçi) değilsin.
Onların üzerinde bir zorba değilsin.
Onların üzerine musallat (bir adam) değilsin.
Onların üzerine (musallat olmuş) bir zorlayıcı değilsin!
Onların üzerine zor kullanıcı değilsin.
(21-22) Artık sen hatırlat. Şüphe yok ki, sen ancak bir hatırlatıcısın. Onların üzerlerinde bir musallat (cebbâr) değilsin.
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Yoksa sen kimseyi zorlayacak değilsin.
Mekke döneminin ortalarinda, Zâriyât sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Gâsiyeh: örten, kaplayan” kelimesinden almistir. 26 ayettir.