21. Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
21. Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
﴿٢١﴾
Sen onlara, Allahü teâlâ'nın nimetlerini ve birliğinin delillerini bol bol hatırlat! Sen ancak bir hatırlatıcısın.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hatırlat! Sen ancak uyarıcısın.
-Ey Peygamber!- Sen onlara nasihat et ve Allah’ın azabından korkut! Şüphesiz sen, ancak nasihat edersin. Senden yalnızca onlara öğüt vermen istenir. Fakat iman etmeye muvaffak kılınmaları yalnızca Allah Teâlâ’nın elindedir.
O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Artık sen öğüt ver, çünkü sen ancak bir uyarıcısın.
Artık sen (Ey Rasûlüm, deliller göstererek) nasihat et. Sen ancak bir öğüd vericisin.
Sen ogut ver! Esasen sen sadece bir ogutcusun.
Öğüt ver; çünkü sen ancak bir öğütçüsün.
Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.
(Habîbim) sen hemen (onlara Allahın ni’metlerini, tevhîd delîllerini) hatırlat. Sen ancak bir hatırlatıcısın.
(Habîbim, yâ Muhammed!) O hâlde nasîhat et; çünki sen, ancak bir nasîhat edicisin!
Öğüt ver, çünkü sen; ancak bir öğütçüsün.
(21-22) Artık sen hatırlat. Şüphe yok ki, sen ancak bir hatırlatıcısın. Onların üzerlerinde bir musallat (cebbâr) değilsin.
Ey Muhammed! Sen öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt verensin.
İşte böyle... Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.
Mekke döneminin ortalarinda, Zâriyât sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Gâsiyeh: örten, kaplayan” kelimesinden almistir. 26 ayettir.