2. O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
2. O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
﴿٢﴾
Bir takım yüzler, -İki yerde de yüzler, zâtlardan tabir edilmiştir- o gün zillete bürünmüştür.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O gün, yüzler vardır yere yıkılmış,
İnsanlar, kıyamet günü ya bedbaht ya da bahtiyar olacaklardır. Bedbaht olanların yüzleri zelil ve korkmuş olacaktır.
O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.
O gün kimi yüzleri zillet kaplamıştır.
Bir takım yüzler vardır ki, o gün zelildir;
O gun bir takim yuzler zillete burunmustur.
Yüzler var ki, o gün kararıp aşağılanmıştır.
Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür.
Yüzler (vardır) o gün zelîl ve (hakıyr) dir.
Birtakım yüzler vardır ki o gün zelildir!
Yüzler vardır ki, o gün zillete bürünmüştür.
(1-2) Sana salgın Kıyametin haberi geldi mi? O gün nice yüzler zillete düşmüştür.
O gün birtakım yüzler zillete bürünmüştür.
Yüzler vardır o gün yere eğilmiştir, zelildir!
Mekke döneminin ortalarinda, Zâriyât sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Gâsiyeh: örten, kaplayan” kelimesinden almistir. 26 ayettir.