1. (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Ey Muhammed! İnsanlara de ki: «Bana vahy olundu Allahü teâlâ tarafından vahiy yoluyla bana haber verildi ki, cinlerden bir taife, benim Kur’ân okuyuşumu dinlemişler. Bunlar, Ahkâf suresi «Hatırla ki, cinlerden bir takımını Kur’ân dinlemek üzere sana yöneltmiştik» âyetinde Allahü teâlâ'nın kavl-i şerifinde zikredilen Nusaybin cinleridir. Mekke ile Tâif arasında "Batn-ı Nahl" denilen yerde sabah namazı kılınırken bu hâd ise meydana gelmiş, kavimlerinin yanına döndüklerinde (şöyle) demişler: «Gerçekten biz fesahati, mânâlarının çokluğu ve daha başka hususlarda hayranlık veren harikulade bir Kur’ân dinledik."
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: Cinlerden bir topluluğun, dinleyip şöyle dediği bana vahyedildi: Biz, hârikulâde bir güzel bir Kur'an dinledik
-Ey Peygamber!- Ümmetine de ki: "Allah bana, bir cin topluluğunun hurma bahçelerinin olduğu vadide Kur'an okuyuşumu dinlediğini ve kavimlerinin yanına döndükleri zaman da onlara şöyle dediklerini vahyetti: Şüphesiz biz beyan, açık ve düzgün bir dil ile okunan çok beğenilen bir söz işittik.''
(Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur'an'ı) dinleyip de şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: Gerçekten biz, doğru yola ileten hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.
De ki: Cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle söyledikleri bana vahyolundu: “Biz, doğru yolu gösteren harika bir okuma dinledik ve ona iman ettik. Artık kesinlikle rabbimize kimseyi ortak koşmayacağız.
(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine) de ki: "-Bana, şu gerçek vahy olundu: Bir takım cinler (sabah namazında Kur’an okuduğumu) işittiler de (kavimlerine döndükleri zaman) dediler ki, biz çok hoş bir Kur’an dinledik;
(1-2) De ki: «Cinlerden bir toplulugun Kuran’i dinledigi bana vahyolundu; onlar soyle demislerdir.» «Dogrusu biz, dogru yola goturen, hayrete dusuren bir Kuran dinledik de ona inandik; biz, Rabbimize hicbir seyi ortak kosmayacagiz.»
De ki: Cinlerden birkaç tanesinin (gelip Kur’ân) dinledikleri ve sonra da : «Biz, hayranlık uyandıran bir Kur’ân dinledik» dedikleri, bana vahiy yoluyla bildirildi.
De ki: Hakikat bir takım cinnin Kur’ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur’ân dinledik.
(Habîbim) de ki: «Bana şu hakıykat (ler) vahy olunmuşdur: Cin den bir zümre (benim Kur’an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: — Biz, hakıykî hayranlık veren bir Kur’an dinledik.
(Ey Resûlüm!) De ki: `Bana vahyolundu, şu şübhesiz ki, cin`lerden bir topluluk (ben Kur`ân okurken) dinlemiş de: `Doğrusu biz, hârikulâde güzel bir Kur`ân dinledik!` demişler.`
De ki: Bana vahyolundu ki; cinnlerden bir topluluk onu dinlemiş ve; doğrusu biz, hayrete düşüren bir Kur’an dinledik, demişlerdir.
De ki: Bana vahyolundu ki şüphe yok ki, cinden bir tâife (Kur’anı) dinlemiş de demişler ki, «Muhakkak biz, bir acâib (bedî’) bir Kur’an işittik.»
Biz harikulâde bir Kur’an dinledik.
(1-7) De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur’ân’ı dinledikten sonra şöyle dediler: "Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur’ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah’ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler.
Mekke döneminin sonlarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “Cinn: cinler” kelimesinden almistir. 28 ayettir.