23. "Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
23. "Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
﴿٢٣﴾
(Benim elimden gelen) ancak Allah'dan olanı ve onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim de tevhid hususunda Allah'a ve peygamberine isyan eder îman etmezse, şüphesiz onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedî kalacaktır. Âyet-i kerîme’de geçen "Belag" kelimesi "Emlikü" fiilinin mef'ûlünden istisna edilmiştir ben ancak size tebliğ etmeye malikim. "Risalât" kelimesi ise "Belag" üzerine atfedilmiştir. Müstesna minh ile istisna arasındakiler istitâatım olmayacağını (gücümün yetmeyeceğini) pekiştirmektedir. "Halidin" kelimesi ise hâl-i mukaddere olup mânâsına riayette "Lehu"daki müstetir zamirden hâl düşmektedir. Mânâ şudur: Kalmaları takdir edilmiş oldukları hâlde oraya gireceklerdir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ancak (benim görevim) Allah'tan (gönderilenleri) ve (tebliğ olunması emrolunanları) tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.
Fakat benim sahip olduğum yalnızca Allah Teâlâ’nın size bildirmemi emrettiklerini ve benimle size göndermiş olduğu mesajını size tebliğ etmektir. Her kim, Allah’a ve resulüne karşı gelirse; onun varacağı yer sonsuza kadar devamlı olarak cehennem ateşine girmek olacaktır. Oradan asla çıkamayacaktır.
(Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.
Şunu da söyle: "Şüphe yok ki, Allah’ın gönderdiklerini tebliğ etmedikçe beni de Allah’a karşı kimse koruyamaz; O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam." Artık kim Allah’a ve resulüne karşı gelirse bilsin ki, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi onu beklemektedir.
Ben ancak Allah’dan ve gönderdiklerinden bir tebliğ yaparım. Kim de Allah’a ve peygamberine isyan ederse, muhakkak ona cehennem ateşi vardır; orada devamlı kalıcılar olmak üzere...
«Benim yaptigim yalniz, Allah katindan olani, O’nun gonderdiklerini tebligdir. Allah’a ve peygamberine kim karsi gelirse ona, icinde sonsuz ve temelli kalinacak cehennem atesi vardir.»
(Benim görevim) ancak Allah’tan geleni, O’nun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allah’a ve Peygamberine karşı gelirse şüphesiz ki onun için, içinde devamlı ebediyyen kalacakları Cehennem ateşi vardır.
«Benim yapabileceğim, sadece Allah’tan size duyuru yapmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir.» Artık kim Allah’a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.
«(Benim elimden gelen) ancak Allahdan olanı, Onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allaha ve peygamberine ısyân ederse şübhesiz onun için cehennem ateşi vardır, kendileri orada ebedî, dâim kalıcılar olmak üzere.
`(Benim yapabileceğim) ancak Allah`dan ve O`nun gönderdiklerinden bir tebliğdir.` O hâlde kim Allah`a ve Resûlüne isyân ederse, artık şübhesiz ki ona Cehennem ateşi vardır;(ve onlar) orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Benim vazifem; ancak Allah katından olanı ve O’nun risaletlerini tebliğ etmektir. Kim, Allah’a ve Rasulüne isyan ederse; muhakkak ki onun için, cehennem ateşi vardır. Orada ebediyyen kalacaklardır.
Ancak Allah’tan ve O’nun gönderdiklerinden bir tebliğdir ve her kim Allah’a ve onun resûlüne isyan ederse, artık şüphe yok ki, onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedîyen kalıcılar olmak üzere.
Benim görevim, sadece Allah’tan gelen direktifleri, O’nun mesajını duyurmaktır. Allah’a ve Peygamber’e başkaldıranları, içinde sürekli kalacakları cehennem ateşi bekliyor.
Benim vazifem sadece Allah’ın mesajlarını tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve Elçisine isyan ederse, ona cehennem ateşi vardır, hem de ebedî kalmak üzere oraya girecektir.
Mekke döneminin sonlarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “Cinn: cinler” kelimesinden almistir. 28 ayettir.