12. "Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."
12. "Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."
﴿١٢﴾
Şüphesiz biz anladık ki, yeryüzünde Allah'ı acze düşürmemize imkân yoktur. Kaçmakla da hiç bir zaman onu âciz bırakamayız. Yerde de olsak veya yerden göğe doğru kaçsak da ondan kurtulamayız.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Biz şüphesiz Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de onu hiç bir şekilde aciz kılamayacağımızı anladık.
Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bize bir şey yapmak isterse ondan kurtulamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Bizi kuşatmış olması sebebiyle kaçarak onu geçip gidemeyiz.
(Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.
Sonunda anladık ki yeryüzünde Allah’ın iradesini asla engelleyemeyiz; kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.
Gerçekten biz anladık ki, Allah’ı yeryüzünde acze düşürmemize asla imkân yok, kaçmakla da hiç bir zaman O’nu âciz bırakamayız.
«Yeryuzunde kalsak da Allah’i aciz birakamiyacagimiz, baska yere kacsak da, O’nu aciz kilamayacagimiz gercegini suphesiz anladik.»
Ve biz elbette Allah’ı yeryüzünde de, başka bir yere kaçsak da âciz bırakamıyacağımızı kesinlikle anladık..
«Doğrusu biz anladık ki, Allah’ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O’nu asla âciz bırakamayacağız.»
«Şu hakıykatı da şübhesiz anladık ki: Yer (yüzün) de (bulunsak) da Allâhı asla aaciz bırakamayız, (göğe) kaçmakla da Onu asla aaciz kılamayız».
`Artık şübhesiz ki biz, yeryüzünde Allah`ı aslâ âciz bırakamayacağımızı, (hem)kaçmakla da O`nu aslâ âciz bırakamayacağımızı (O`ndan kurtulamayacağımızı) sezdik (iyice anladık)!`
Doğrusu biz, yeryüzünde kalsak da Allah’ı aciz bırakamayacağımızı, kaçsak da O’nu asla aciz bırakamayacağımızı anladık.
«Ve muhakkak anladık ki, Allah’ı yerde acze düşüremeyiz ve kaçmakla da onu aciz bırakamayız.»
Yeryüzünde Allah ile baş edemeyeceğimizi ve O’ndan kaçıp kurtulamayacağımızı kesinlikle anladık.
Şunu da anladık ki, biz yerde Allah’ın iradesine karşı koyamayacağımız gibi, kaçmaya teşebbüs etmekle de O’nun elinden yakamızı kurtaramayız.
Mekke döneminin sonlarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “Cinn: cinler” kelimesinden almistir. 28 ayettir.