26. O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
26. O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
﴿٢٦﴾
O kullarının bilmediği gaybı bilendir. Öyle ki O, gaybına insanlardan kimseyi muttali kılmaz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O, gaybı bilendir. Kendi gaybına hiç kimseyi muttali kılmaz.
O Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bütün gaybı bilir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O'nun sırlarına da hiç kimseyi muttali kılmaz. Bilakis sadece O'nun ilmine mahsus olarak kalırlar.
O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
Gaybı O bilir, gizlisini kimseye açmaz;
O, bütün gaybi bilendir; gaybe dair ilmini ise, hiç kimseye açmaz.
Gorulmeyeni bilen Allah, gorulmeyene kimseyi muttali kilmaz.
O, gaybı bilendir. Gaybına kimseyi muttali’ kılmaz.
O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz.
(O bütün) ğaybı bilendir. Öyle ki gaybına kimseyi muttali etmez O.
(Bütün) gaybı hakkıyla bilen (O`)dur; hem gaybına hiç kimseyi muttali` kılmaz.
Gaybı bilendir. Gaybını kimseye açıklamaz.
O, gaybı bilendir, fakat gaybı üzerine bir kimseyi apaçık haberdar etmez.
Gaybın bilgisi O’nun tekelindedir. O gaybın sırlarını hiç kimseye açmaz.
(26-28) O bütün gaybı bilir. Fakat gayplarını kimseye açmaz. Ancak, bildirmeyi dilediği bir elçiye bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler yerleştirir. Böylece (Allah) elçilerinin, Rab’lerinin mesajlarını gereğince tebliğ ettiklerini bilmek (yani fiilen görmek) ister. Doğrusu Allah, kullarının nezdinde ne var, ne yoksa her şeyi ilmiyle ihata etmiş, her şeyi bir bir kaydetmiştir.
Mekke döneminin sonlarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “Cinn: cinler” kelimesinden almistir. 28 ayettir.