8. "Sonra ben onları açık açık davet ettim".
8. "Sonra ben onları açık açık davet ettim".
﴿٨﴾
Sonra ben onları aşikâre olarak sesimi yükselterek davet ettim.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra ben onları açıktan açığa davet ettim.
Sonra -Ey Rabbim!- Ben onları açıkça davet ettim.
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Yine de ben onları açıkça çağırmaya devam ettim.
Sonra ben, onları aşikâre olarak (tevbeye) çağırdım.
«Sonra, dogrusu ben onlari acikca cagirdim.»
Sonra gerçekten ben onları açıkça (hakk’a, doğru yola) çağırdım,
«Sonra ben onları açık açık çağırdım.»
«Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım».
`Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da`vet ettim.`
Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.
(7-8) «Muhakak ki ben onlar için mağfiret buyurasın diye kendilerini her ne zaman dâvet etti isem parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve libaslarına büründüler ve ısrar ettiler ve böbürleniverdiler. Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.»
Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.
Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.
Mekke döneminin baslarinda, Hz. Peygambere karsi çikislarin yogunlastigi bir zamanda indirilmistir. Hz. Nûh’un mücâdelesini anlattigi için bu adi alan sûre, 28 ayettir.