69. Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.
69. Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.
﴿٦٩﴾
Ve Allah'tan korkanların üzerine onların, o dalanların hisabından onlarla oturduklarında bir şey yoktur. Fakat onların üzerine öğüttür, onlara hatırlatmadır ve vaazdır. Ola ki, onlar bu (cahilane) dalıştan sakınırlar. “immâ” lâfzında in-i'şartiyyenin nûn'unun zâid olan“ mâ” mimine idgamı vardır. “yünsiyen“ fiili nûn’un sükunu ve tahfifle beraber okundu. Ayrıca, nun’ün fethası ve şeddelenmekle beraber “yünsiyenne “ diye de okundu. “zâlimin” lâfzında zamirin ( “ hum” lâfzının) yerine ismi zâhir getirilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah’tan sakınıp, takvalı olanlara, zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat, zalimlere Allah’tan sakınıp, takvalı olmaları için bir öğüt verme vardır.
Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a karşı takvalı olanlar için zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Ancak işledikleri münkerler hakkında onları men etmeleri gerekir. Umulur ki Allah'tan korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınırlar.
Takvâ sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.
Takvâ sahiplerine, onların hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat, belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.
Gerçi Allah’dan korkanlara, o alay edenlerin hesabından bir şey (zarar) düşmez. Fakat müminler üzerine, onlara kötü işlerini hatırlatmak ve nasihat etmek vardır; olur ki sakınırlar.
Sakinan kimselere, onlarin hesaplarindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatirlatmadir; belki sakinirlar.
Allah’tan korkup kötülüklerden sakınanlar üzerinde onların hesabından bir şey yoktur; fakat bir hatırlatmadır, olur ki sakınırlar.
Allah’tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır. Gerekir ki sakınırlar.
Onların hesabından hiç bir şey takvaada sebat edenlerin üstüne (lâzım) değil. Fakat (uhdelerine düşen) bir nasıyhatdir. Olur ki sakınırlar.
Hem (Allah`a karşı gelmekten) sakınmakta olanlara onların (o kâfirlerin)hesâbından birşey yoktur; fakat (mü`minler için, onlara iyiliği emretmek cihetiyle) bir hatırlatmak (borcu) vardır! Tâ ki onlar (da) sakınsınlar.
Allah’tan sakınanlara; onların hesabından bir şey yoktur, fakat bir öğüttür. Olur ki, sakınırlar.
Ve muttakî olanların üzerine onların hesabından bir şey yoktur. Fakat bir öğüttür, olabilir ki, onlar sakınırlar.
Gerçi günahlardan sakınanlara onların hesabından hiçbir sorumluluk düşmez. Fakat söz konusu olan hatırlatmadır... Ola ki, sakınırlar.
Allah’ın azabından sakınan müttakilere, iman etmeyenlerin hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat uhdelerine düşen, belki onlar da inanıp küfürden ve cehennemden sakınırlar diye, bir nasihattan ibarettir.