63. De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice ona ‘Eğer bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
63. De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice ona ‘Eğer bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
﴿٦٣﴾
Ey Resûlüm Muhammed! Mekke ehline de ki: Sizi karanın ve denizlerin karanlıklarından seferleriniz esnasında ikisinin dehşetli durumlarından kim kurtarır, O'na aşikâre ve gizlice dua eder de “Yemin olsun ki, eğer bizi bundan kurtarırsan yani “ Allah bizi kurtarırsa ”elbette bizler şükredenlerden, mü'minlerden oluruz dediğiniz zaman. Bir kırâatta ”enceytenâ“ fiili “ encânâ“ diye okundu.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: "Kara ve denizin karanlıklarından (sıkıntılarından) sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli ve açık yalvararak dua edersiniz.
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Kara ve denizin karanlıklarından karşılaştığınız ölümcül tehlikelerinden sizi kim kurtarır ve selamete kavuşturur? Yalnızca O'na boyun eğerek ve itaat ederek açıktan ve gizliden; "Rabbimiz bizi bu ölümcül tehlikelerden selamette kılarsa bize bahşetmiş olduğu nimetlerine şükredenlerden oluruz ve Ondan başkasına ibadet etmeyiz" diye dua edersiniz.
De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak «Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız» diye dua edersiniz.
De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” O’na açık gizli yalvararak, “Eğer bizi bundan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız” diye dua edersiniz.
(Ey Rasûlüm Mekke’lilere) de ki: "- Karada ve denizde olan karanlıklardan (tehlikelerden) sizi kim kurtarır? O halde iken, gizli ve aşikâr Allah’a şöyle dua edersiniz; "- Andolsun, eğer bizi bu tehkileden kurtarırsan, muhakkak şükredenlerden olacağız."
De ki: «Kara ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir? Bundan bizi kurtarirsan sukredenlerden olacagiz diye O’na gizli gizli yalvarir yakarirsiniz.»
De ki: Sizi kara ve denizin karanlıklarından kim kurtarır ? Yalvara yalvara gizlice Allah’a duâ edersiniz de eğer bizi bundan kurtarırsa herhalde şükredenlerden oluruz (dersiniz).
De ki: «Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız» diye gizli ve aşikâr O’na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
De ki: «Karanın ve denizin karanlıkları içinden sizi kim kurtarıyor ki ona (aşikâr ve) gizli yalvararak (şöyle) düâ edersiniz: Eğer bizi bundan selâmete erdirirsen andolsun şükredenlerden olacağız».
De ki: `Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır?`(O zaman, sıkıntıdan kıvranarak) açıkça ve gizlice O`na duâ edersiniz: `Yemîn olsun ki, eğer (Allah) bizi bundan kurtarırsa, mutlaka (kendimizi düzelterek) şükredenlerden olacağız`(dersiniz).
De ki: Karanın ve denizlerin karanlıklarından sizi, kim kurtarır? Siz, gizlice O’na yalvarır yakarırsınız. Bizi bundan kurtarırsa; andolsun şükredenlerden olacağız.
De ki: «Sizleri karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarır? O’na alaniyeten ve sırren dua eder de, ’Eğer bizi bundan kurtarırsan elbette bizler şükredenlerden oluruz.’ (diye yalvardığınız zaman).»
De ki; «Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir? Ki O’na -Eğer bizi bu zor durumdan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız- diye açıktan ya da gizlice yalvarırsınız.
De ki: "Siz yalvara yakara, ağlaya sızlaya ve gizlice dualar ederek şöyle dediğiniz demler sizi karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden kim kurtarır?""Eğer bizi bundan kurtarırsa, ahdimiz olsun, kesinlikle şükredenlerden olacağız."