50. Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
50. Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
﴿٥٠﴾
Onlar yani melekler galebe ile üzerlerine hâkim olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları o şeyleri yaparlar. Âyette geçen “yehafune “ cümlesı “yestekbirune “ fiilindeki zamirden hâldir. Yine ayette yer alan“ min fevkihim“ “Rabbehum“ deki “ hum” zamirinden hâldir. (fakat doğrusu “Rab” kelimesinden hâl olmasıdır. Delili de şarinin, Âliyen şeklindeki takdiridir.)
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yukarılarında olan Rab’lerinden korkarlar ve yalnızca kendilerine emredileni yaparlar.
Onlar, devamlı ibadet ve itaat halinde olmalarıyla birlikte; zatı, kahrı ve egemenliğiyle üzerlerinde olan Rablerinden korkarlar. Rablerinin onlara yapmalarını emrettiği itaatleri yerine getirirler.
Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.
Onlar, yüceler yücesi bildikleri rablerinden korkar, kendilerine buyurulanı yerine getirirler.
Kendilerine hâkim olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi (melekler) yaparlar.
Fevklerinde olan Rablerinden korkarlar ve emrolunduklari seyleri yaparlar.
Üstlerinde (yüce kudretiyle duran) Rablarından korkarlar da emrolunduklarını yerine getirirler.
Kendilerine hakim olan Rabblerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
(Evet) kendilerine her suretle kaahir ve haakim olan Rablerinden korkarak (dâima Ona inkiyad ederler. Melekler de) ne emr olunurlarsa onu yaparlar.
(İnsanların ve cinlerin bir kısmı hâriç, herşey) üzerlerinde (hâkim) olan Rablerinden korkarlar ve ne emrolunurlarsa yaparlar.
Üstlerinden, Rabblarından korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
Üzerlerinde hakîm olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.
Çünkü onlar üstlerindeki Rabblerinden korkarlar ve kendilerine emredileni yaparlar.
Üstlerindeki Rab’lerinden korkar ve kendilerine ne emredilirse onu yaparlar.