Şaban Piriş
Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de nimet verdiğin kimseye: Eşini tut ve Allah’tan sakın! diyordun. Allah’ın açıklayacağı şeyi içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Allah kendisinden korkulmaya çok daha layıktır. Zeyd, o kadından ihtiyacını/ ilişiğini kestiğinde, biz evlatlıkları eşleriyle ihtiyaclarını/ilişiklerini kestiğinde, onlarla evlenmek için müminler üzerine bir günah olmadığını göstermek için seni onun (eski) hanımı ile evlendirdik. Allah’ın emri yapılagelmiştir.
Muhtasar Kur'an-ı Kerim Tefsiri
Ey Resul! Allah'ın kendisine İslam nimeti ile nimet verdiği, senin de azat edip özgürlüğüne kavuşturarak kendisine iyilikte bulunduğun kimse -ki o; Zeyd b. Hârise -radıyallahu anhumâ-'dır- eşi Zeyneb binti Cahş'ı boşaması hususunda sana danışmak için geldiğinde sen, ona emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan kork ve eşini yanında tut, onu boşama! diyor ve içindekini gizliyordun. Ey Resul! Allah, senin insanlardan gizleyip içinde tuttuğun Zeyd'in onu boşama işini ve sonra da senin onunla evlenmeni ortaya çıkaracaktır. Bu hususta asıl korkulmaya layık olan Allah'tır. Zeyd'in nefsi huzura erip de Zeyneb'i boşayıp ondan uzaklaşınca seni Zeynep ile evlendirdik ki, böylece evlatlık edinilmiş olan oğullarının boşadığı hanımları ile iddet müddetlerini bitirdikten sonra evlenmek Mümin erkeklere günah olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. O'nun emrinin yerine getirilmesine bir engel yoktur. Bunu O'ndan (Allah'tan) başkası engelleyemez.
Diyanet Vakfı Meal
(Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
Kuran Yolu
Bir zaman, Allah’ın kendisine lutufta bulunduğu, senin de lutufkâr davrandığın kişiye, “Eşinle evlilik bağını koru, Allah’tan kork” demiştin. Bunu derken Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi içinde saklıyordun; öncelikle çekinmen gereken Allah olduğu halde sen halktan çekiniyordun. Zeyd onunla evlenip ayrıldıktan sonra müminlere, evlâtlıklarının -kendileriyle beraber olup ayrıldıkları- eşleriyle evlenmeleri hususunda bir sıkıntı gelmesin diye seni o kadınla evlendirdik. Allah’ın emri elbet yerine getirilecektir.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), hem o zamanı hatırla ki, Allah’ın kendisine (İslâm dinini) nimet verdiği, senin de kendisine (kölelikten azadı) ihsanda bulunduğun kimseye (Zeyd’e şöyle) diyordun: "- Zevceni (Zeyneb’i) nikâhında tut (onu boşama). Allah’dan kork." Nefsinde ise, Allah’ın açığa vuracağı şeyi (şayet boşarsa onu nikâhlarım niyyetini) gizliyordun, insanlardan da (bu hususta) sakınıyordun. Halbuki Allah, kendisinden sakınıp korkmana daha lâyıktı. Ne zaman ki Zeyd, o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık ki, oğullukların ilişkilerini kestikleri zevcelerini nikâhlamakta müminlere bir günah olmasın. (Artık oğullukların boşadıkları kadınlar, iddetleri çıktıktan sonra, babalıklar tarafından nikâhlanabilir. İslâmdan önce yasak olarak yerleşen böyle bir âdet, Allah’ın hikmeti icabı İslâmda kaldırılmak üzere tatbikini bizzat Peygamberde bulmuştur.) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Bekir Sadak
Allah’in nimet verdigi ve senin de nimetlendirdigin kimseye: «Esini birakma, Allah’tan sakin» diyor, Allah’in aciga vuracagi seyi icinde sakliyordun. Insanlardan cekiniyordun; oysa Allah’tan cekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd esiyle ilgisini kestiginde onu seninle evlendirdik, ki evlatliklari esleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda muminlere bir sorumluluk olmadigi bilinsin. Allah’in buyrugu yerine gelecektir.
Celal Yıldırım
Hani sen, Allah’ın nîmetlendirdiği ve senin de nîmet verip beslediğin kimseye, «eşini nikâhında tut; Allah’tan korkup (yanlış bir karar vermekten) sakın !» diyordun da Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun ; insanlardan (onların dedikodusundan) endişe ediyordun. Halbuki Allah, kendisinden korkup sakınmana daha lâyıktır. Zeyd o eşiyle ilişkisini kestiğinde, biz onu seninle evlendirdik; tâ ki oğullukları eşleriyle ilişkilerini kesince onlarla evlenme hususunda mü’minler üzerine bir vebal ve sakınca olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine gelir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah’ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: «Hanımını kendine sıkı tut ve Allah’tan kork» diyordun da nefsinde Allah’ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah’ın emri de yerine getirilmiştir.
Hasan Basri Çantay
(Habîbim) hatırla o zamanı ki Allahın kendisine ni’met verdiği ve senin de yine kendisine lûtufta bulunduğun zâte sen: «Zevceni uhdende tut. Allahdan kork» diyordun da Allahın açığa çıkarıcısı olduğu şey’i içinde gizliyor, insanlar (ın dedi kodusun) dan korkuyordun. Halbuki Allah kendisinden korkmana daha çok lâyıkdı. Şimdi mademki Zeyd o kadından ilişiğini kesdi, biz onu sana zevce yapdık. Tâki oğullarının kendilerinden ilişkilerini kesdikleri zevceler (ini almakda) mü’minler üzerine günâh olmasın. Allahın emri yerine getirilmişdir.
Hayrat Neşriyat
Hani (sen), kendisine hem Allah`ın ni`met verdiği, hem de senin ni`met verdiğin kimseye (Zeyd`e): `Zevceni üzerinde (nikâhında) tut ve Allah`dan sakın!` diyordun; Allah`ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun.Hâlbuki Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır. Buna rağmen Zeyd (kendisini fazîlet cihetiyle ona koca olarak denk görmediğinden) ondan ihtiyâcı (olan boşamasını) yerine getirince, onu sana (biz) nikâhladık; tâ ki, kendi(zevce)lerinden alâka(larını) kestikleri zaman evlâdlıklarının zevceleri (ile evlenmeleri husûsu)nda mü`minlere bir zorluk olmasın! Ve Allah`ın emri, (böylece) yerine getirilmiş oldu.
İbn-i Kesir
Hani sen; Allah’ın kendisine nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye diyordun ki: Eşini bırakma ve Allah’tan kork. Allah’ın açığa vuracağı şeyi de içine saklıyor, insanlardan korkuyordun. Halbuki en çok Allah’tan korkman gerekirdi. Nihayet Zeyd onunla bağını kopardığında, onu seninle evlendirdik ki böylece evladlıkları eşleriyle bağlarını kopardıklarında onlarla evlenmek konusunda mü’minlere bir vebal olmadığı bilinsin. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hatırla o zaman ki, O kendisine Allah’ın in’am ettiği ve senin de kendisine in’am ettiğin kimseye, «Zevceni kendin için tut ve Allah’tan kork,» diyordun ve kendi içerinde Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi gizliyordun ve nâstan korkuyordun. Halbuki, korkmaya en ziyâde layık olan Allah’tır. Sonra Zeyd, o kadından alakasını nihâyete erdirince onu seninle evlendirdik. Tâ ki oğulluklarının alakalarını zevcelerinden kestikleri zaman o zevcelerde mü’minler üzerine bir darlık (bir günah) olmasın. Ve Allah’ın emri yerine getirilmiş oldu.
Seyyid Kutub
Ey Muhammed! Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye, eşini bırakma, Allah’tan sakın diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kesince onu seninle evlendirdik ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlara evlenmek konusunda mü’minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah’ın buyruğu yerine gelecektir.
Suat Yıldırım
Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına, hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen: "Eşini yanında tut, Allah’tan kork!" demiştin. Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın, çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi. Neticede, Zeyd eşini boşayıp onunla ilişkisini kestikten sonra, Biz onu sana nikâhladık ki, bundan böyle evlatlıkları, eşleriyle ilişkilerini kestikleri, onları boşadıkları zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri her zaman gerçekleşir.