60. Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
60. Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
﴿٦٠﴾
Nice hayvanlar vardır ki, zayıf olduklarından dolayı rızkını taşıyamaz. Yüce Allah onlara da rızık veriyor. Size de ey muhacirler! Velev ki, beraberinizde azık ve nafaka bulunmamış olsun. Söylediklerinizi hakkıyla işiten ve gönüllerinizde bulunanı hakkıyla bilen O'dur. Âyet-i kerîme’de geçen “ ke eyyin“ “kem “mânâsındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Nice canlılar var ki, rızıkını kendi yüklenmemiştir. Onlara rızık veren Allah'tır, sizi de. O, her şeyi işitendir, bilendir.
Tüm canlılar -sayıları çok olmalarına rağmen- rızık toplamaya ve onu taşımaya güç yetiremezler. Sizi de, onları da rızıklandıran sadece Yüce Allah'tır. Açlıktan korkup hicret etmeyi terk etme hususunda bir mazeretiniz yoktur. O, söylediklerinizi hakkıyla işiten ve niyetlerinizi ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bu hususlar hakkında hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Buna göre size karşılığını verecektir.
Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.
Nice canlı var ki rızkını sırtında taşımıyor; onları da sizi de besleyip barındıran Allah’tır. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ne kadar canlı hayvanlar vardır ki, (za’fiyetlerinden dolayı) rızkını taşıyamıyor, toplayamıyor; Allah onlara da rızık veriyor, (hicret ettiğiniz takdirde rızık darlığı çekmekten korkan) size de... O, Semî’dir= (bize kim rızık verecek, sözünüzü) kemaliyle işiticidir, Alîm’dir= (rızıklarınızın nereden olacağını) tamamiyle bilendir.
Nice canlilar vardir ki, riziklarini kendileri elde edemezler. Sizin de onlarin da rizkini Allah verir. O, isitir ve bilir.
Hayvanlardan nicesi var ki, kendi rızıklarını (sağlayıp) taşıyamazlar. Allah onlara da rızık veriyor, size de. O, işiten ve bilendir.
Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir.
Nice canlı mahluk vardır ki rızkını kendisi taşımıyor. Onu da, sizi de Allah rızıklandırıyor. O, hakkıyle işiden, kemâliyle bilendir.
(Yeryüzünde) hareketli olan nice canlı da vardır ki rızkını taşıyamaz (kendi te`mîn edemez). Onlara da size de Allah rızık verir. Çünki O, Semî` (rızık isteyen her canlıyı işiten)dir, Alîm (herbirinin ihtiyâcını bilen)dir.
Nice canlı vardır ki; rızkını kendi taşımaz. Sizin de, onların da rızkını Allah verir. Ve O; Semi’dir, Alim’dir.
Ve (yeryüzünde) yürüyen nice hayvanlar vardır ki, rızkını yüklenmiş olmaz. Onları da sizleri de Allah Teâlâ merzûk eder. Ve o, bihakkın işiticidir, bilicidir.
Nice hayvanlar var ki, rızıklarını sağlamaya güçleri yetmez. Onların ve sizin rızkınızı Allah sağlar. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Nice canlı mahlûk var ki rızıklarını kendileri taşıyamazlar. Ama sizi de, bütün onları da rızıklandıran Allah’tır. O her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 127, Bakara 137, Bakara 181, Bakara 224, Bakara 227
Aynı konudaki âyetler: Bakara 29, Ra'd 34, İbrâhîm 32, İbrâhîm 34, Nahl 5
Aynı konudaki âyetler: Ra'd 26, Nahl 114, İsrâ 30, Nûr 28, Ankebût 62