19. Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Aslâ kendilerine haksızlık yapılmaz.
19. Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Aslâ kendilerine haksızlık yapılmaz.
﴿١٩﴾
Mü'min ve kâfir türünden herkesin yaptıklarına göre mü'minlerin yaptıkları Tâatlar ve kâfirlerin işledikleri günahlara göre dereceleri vardır. Buna göre mü'minlerin cennette yüksek dereceleri, kâfirlerin de cehennemde aşağı dereceleri vardır. (Bu da) mü'minlere eksiltme yapılıp kâfirlere ilâve edilecek hiç bir şeyle kendilerine haksızlık edilmeyerek, amellerinin karşılığı onlara tamamen ödemekiçindir. Allah yaptıklarının karşılığını kendilerine tamamen ödeyecektir. Âyet-i kerîme’de geçen “ Liyuveffiyehum“ Bir kırâatta nun ile okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yaptıklarından dolayı hepsinin dereceleri vardır. Zulme/haksızlığa uğratılmadan, yaptıkları kendilerine tam olarak verilir.
Her iki grup için de -bir grup cennette ve bir grup da cehennemde olmak üzere- amellerine göre dereceleri vardır. Cennet ehli kimselerin dereceleri yüksektir. cehennem ehlinin ise alt dereceleri vardır. Bu da Allah Teâlâ'nın yaptıklarının karşılığını kendilerine tam olarak vermesi içindir. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin eksiltilmesi ile yahut da kötülüklerinin artırılmasıyla zulme uğratılmazlar.
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.
Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah herkesin yaptığının karşılığını haksızlığa uğratılmaksızın tastamam vermek için böyle yapmıştır.
Herkesin işlediği amellere göre dereceleri vardır. Ta ki, kendilerine haksızlık edilmiyerek bütün amellerinin karşılığı onlara ödensin.
Islediklerinden oturu herkesin bir derecesi vardir. Herkese islediklerinin karsiligi odenir. Kendilerine haksizlik yapilmaz.
Herkes için yaptıkları işlere göre dereceler vardır. Bu da Allah’ın onların amellerinin karşılığını noksansız vermesi içindir ve onlar haksızlığa uğramazlar.
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara yaptıklarının karşılığını tam olarak verir. Onlara haksızlık edilmez.
Herkesin yapdıklarına göre dereceleri (mertebeleri) vardır. (Bu da) kendilerine hiçbir haksızlık edilmeyerek amelleri (nin karşılığını) onlara tamamen ödemek içindir.
Herkes için yaptıklarına göre dereceler vardır. Tâ ki (Allah) onlara, amellerini(n karşılığını) tam versin! Hem onlara haksızlık edilmez.
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Herkese işlediklerinin karşılığı ödenir. Ve kendilerine zulmedilmez.
(18-19) İşte bunlar izi kendilerinden önce gelip geçen cin ve insten ümmetler arasında bulunan kimselerdir ki, üzerlerine söz hak olmuştur. Muhakkak ki onlar hüsrâna uğramış oldular. Ve herkes için yapmış olduklarından (dolayı) dereceler vardır ve onlara amellerini tamamen ödemek için ve onlar zulmolunmazlar.
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.
Herkesin, yaptığı işlere göre dereceleri vardır. Sonuçta Allah onlara işlerinin karşılığını tam tamına ödeyecek, onlar asla haksızlığa mâruz kalmayacaklardır.
Mekke döneminin ortalarinda, Câsiye sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi birinci ayetinde geçen ve Âd kavminin yasadigi bölgeye isâret eden “ahkaf: kum tepecikleri” kelimesinden almistir. 35 ayettir.