9. De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sâdece bana vahyedilene uyarım. Ben sâdece apaçık bir uyarıcıyım."
9. De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sâdece bana vahyedilene uyarım. Ben sâdece apaçık bir uyarıcıyım."
﴿٩﴾
De ki: “Ben peygamberlerden ilk defa türeyen değilim, ilk gönderilen Peygamber ben değilim. Benden evvel de birçok peygamberler gelmiştir. O hâlde beni nasıl tekzip ediyorsunuz. Dünyada bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Benden evvelki peygamberlere yapıldığı gibi, ben de memleketimden çıkarılacak mıyım? Yoksa öldürülecek miyim? Siz de, sizden önce geçen tekzipçiler gibi taşlanacak mısınız? Yoksa yere mi batırılacaksınız? Ben ancak bana vahyolunana Kur’ân'a uyuyorum. Kendimden hiç bir şey icat etmiyorum. Ben apaçık bir uyarıcıdan başkası da değilim.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: Ben, peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.
-Ey Peygamber!- Senin peygamberliğini yalanlayan o müşriklere de ki: "Ben, Allah'ın göndermiş olduğu ilk elçi (peygamber) değilim ki, sizi davet etmeme şaşırıyorsunuz! Şüphesiz benden önce pek çok peygamber gelmiştir. Ben, Allah'ın bana ve size bu dünyada ne yapacağını bilmiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum ve sadece Allah'ın vahyettiklerini söylüyor ve yapıyorum. Ben ancak sizleri Allah'ın azabı ile apaçık bir şekilde uyaran bir uyarıcıyım."
De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
Yine de ki: “Ben, peygamberler arasında benzeri gelip geçmemiş biri değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemem, ancak bana vahyedilene uyarım. Ben yalnızca açık bir uyarıcıyım.”
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: "- Ben peygamberler içinden bir türedi değilim. Bana ve size (dünya ve ahirette bütün tafsilatı ile) ne yapılacağını da bilmiyorum, (gaybi Allah bilir); ancak bana gönderilen vahye uyuyorum. Ben sırf (Allah’ın azabından) korkutan bir peygamberim.
De ki: «Ben peygamberlerin ilki degilim; benim ve sizin basiniza gelecekleri bilmem; ben ancak bana vahyolunana uymaktayim; ben sadece apacik bir uyariciyim.»
De ki: Ben, gönderilen peygamberlerin ilki değilim ; bana ve size neler yapılacağını da bilmiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyarım ve ben ancak açık bir uyarıcıyım.
Ey Muhammed! De ki: «Ben Peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.»
De ki: «Ben peygamberlerden ilk defa (gelmiş biri) değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmem. Ben, bana vahy olunmakda bulunanlardan başkasına uymuyorum. Ben (Allahın azâbiyle) apaçık korkutandan başkası da değilim».
De ki: `(Ben, bu hakikatleri beyân eden) o peygamberlerden farklı (şeyler söylemekte) olan biri değilim; ne bana, ne de size ne yapılacağını da bilmem. Doğrusu (ben)ancak, bana vahyedilene tâbi` olurum ve ben sâdece (Allah`ın azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum.`
De ki: Ben, peygamberlerden bir ilk değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. Ve ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: «Ben peygamberlerden ilk evvel olan değilim ve ne bana ve ne de sizlere ne yapılacağını bilmem. Ben başka değil ancak bana vahyolunana tâbi olurum ve ben apaçık bir korkutucudan başka değilim.»
«Ben Peygamberlerin ilki değilim; benim ve sizin başınıza gelecekleri bilmem; ben sadece bana vahyedilene uyuyorum. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.»
De ki: "Peygamber olarak gelen ilk insan ben değilim ki! (Sanki peygamber olduğunu söyleyen ilk insan benmişim gibi nedir bu kadar tepkiniz?) Dünya hayatında benim ve sizin başınıza neler geleceğini bilemem. Ben sadece bana ne vahyediliyorsa ona uyarım. Çünkü ben açıkça uyaran bir elçiden başka bir şey değilim."
Mekke döneminin ortalarinda, Câsiye sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi birinci ayetinde geçen ve Âd kavminin yasadigi bölgeye isâret eden “ahkaf: kum tepecikleri” kelimesinden almistir. 35 ayettir.