8. Kendisine Allah'ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
8. Kendisine Allah'ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
﴿٨﴾
Ki, kendisine karşı Allah'ın âyetleri Kur’ân okunurken işitir de sonra îman etmekten kibir ederek sanki onları hiç işitmemiş gibi küfrüne ısrar eder. İşte onu acıklı bir azapla müjdele.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Bu kâfir, Kur'an'da Yüce Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra kendi nefsinde hakka karşı büyüklük taslayarak sanki kendisine o okunan ayetleri duymamış gibi direnir. Ey Resul! O kimseye ahiretinde onun için kötü olacak şeyleri haber ver. O, kendisini bekleyen acı verici azabın ta kendisidir.
O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Kendisine Allah’ın âyetleri okunurken işitip de sonra büyüklenerek işitmemişcesine inkârda ısrar eden her bir günahkâr iftiracıya yazıklar olsun! Bu sebeple göreceği ağır azabı ona bildir.
Yüzüne karşı Allah’ın ayetleri okunurken işitir de, sonra kibrinden bunları hiç işitmemiş gibi (küfrü üzerinde) ısrar eder. İşte (Ey Rasûlüm) onu, acıklı bir azab ile müjdele.
(7-8) Kendine okunan Allah’in ayetlerini dinleyip, sonra, onlari hic duymamis gibi buyukluk taslamakta direnen, yalanci ve gunahkar kisinin vay haline! Ona can yakici bir azap mujdele.
Allah’ın âyetleri kendisine karşı okununca dinler ve hemen sonra büyüklük taslayarak sanki hiç işitmemiş gibi ısrar edip durur. Artık onu elem verici bir azâb ile müjdele.
O kimse Allah’ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!
Ki kendisine karşı Allahın âyetleri okunurken işidir de sonra büyüklük taslayıcı olarak bunları hiç işitmemiş gibi (küfründe) ısraar eder. İşte onu çok elem verici bir azâb ile müjdele.
(O kimse), kendisine okunan Allah`ın âyetlerini dinler, sonra da sanki hiç onları duymamış gibi, büyüklük taslayarak (inkârında) direnir. İşte onu, (pek) elemli bir azâb ile müjdele!
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini dinleyip de sonra onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnir. Ona elim bir azabı müjdele.
Allah’ın âyetlerinin kendisine karşı okunur olduğunu işitir de sonra böbürlenerek ısrar eder, sanki onlar işitmemiştir. Artık onu acıklı bir azap ile müjdele!
Allah’ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi küfründe direnir. Onu, acı bir azabla müjdele.
(7-8) Yalana, sahtekârlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline! Böylesi, Allah’ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele!
Mekke döneminin ortalarinda, Duhan sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi sekizinci ayetinde geçen ve inkârcilarin Mahser Günü zillet içerisinde diz üstü çöküslerini anlatan “câsiye: diz üstü çökenler” kelimesinden almistir. 37 ayettir.