35. "Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
35. "Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
﴿٣٥﴾
Bunun sebebi şu; Çünkü siz Allah'ın âyetlerini Kur’ân’ı eğlenceye aldınız. Ve sizi dünya hayatı aldattı. Nihayet“ ne dirilme var, ne de hesap var“ dediniz. Onun için bugün onlar ateşten çıkarılmayacaklar. Ve onların özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir. Tevbe ve tâat etmek suretiyle, Rablerini râzı etmeleri de onlardan istenmez. Çünkü o gün bunların bir faydası olmaz. Âyet-i kerîme’de geçen “yuhrecune “ fiili malûm olarak da okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte bugün, onlar, oradan çıkarılmayacak ve onlardan (Allah'ı râzı edecek şeyleri yapmaları) istenmeyecek.
Sizin kendisi ile azap olunduğunuz bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının lezzetleri ve arzuları ile sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte Allah'ın ayetleri ile alay eden o kâfirler, bugün ateşten çıkarılmayacaklardır. Aksine onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Salih ameller işlemek için dünya hayatına geri döndürülmeyecekler ve Rableri onlardan razı olmayacaktır.
Bunun böyle olmasının sebebi şudur: Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün ateşten çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah'ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir.
Bu azap, âyetlerimizi alay konusu yapmış olmanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olması yüzündendir.” O gün artık oradan çıkarılmazlar, mazeretleri de kabul edilmez.
Size bu cezanın sebebi şu: Çünkü siz Allah’ın ayetlerini eğlenceye aldınız ve dünya hayatı sizi aldattı. Onun için, bugün ateşten çıkarılmazlar ve kendilerinden (Allah’ı razı kılacak) bir özür de kabul edilmez.
«Bu, Allah’in ayetlerini alaya almanizdan ve dunya hayatinin sizi aldatmis olmasindan oturudur.» O gun, ne oradan cikarilirlar ve ne de ozurleri dinlenir.
Bu böyledir; çünkü siz, Allah’ın âyetlerini alay ve eğlence konusu edindiniz. Dünya hayatı sizi iyice aldattı. Bugün artık ne ateşten çıkarılırlar, ne de özür ve dilekleri kabul edilir.
Bunun sebebi şudur; Siz Allah’ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün onlar, ateşten çıkarılmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.
«Bunun sebebi şudur: Çünkü siz Allahın âyetlerini bir eğlence edindiniz. Sizi dünyâ hayâtı aldatdı». İşte bugün onlar buradan çıkarılmayacaklar, onların tarziyeleri de kabul edilmeyecekdir.
`Bunun sebebi şudur: Gerçekten siz, Allah`ın âyetlerini alaya almıştınız ve dünya hayâtı sizi aldatmıştı.` Artık bugün, ne oradan (Cehennemden) çıkarılırlar, ne de onlardan(Allah`ı) râzı etmeleri istenir.
Bunun böyle olmasının sebebi; Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır. İşte o gün; oradan çıkarılmayacaklar ve özürleri de dinlenmeyecektir.
Sizin bu muazzeb olmanızın sebebi ise şüphe yok ki, siz Allah’ın âyetlerini eğlence yerine tutmuştunuz ve sizi dünya hayatı aldatmış idi, artık bugün ondan çıkarılmayacaklardır. Ve kendilerinden itizarda bulunmaları da istenilmeyecektir.
Bunun böyle olmasının sebebi "Sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır." O gün oradan çıkarılmayacaklar ve özür de aranmayacaktır onlardan.
(34-35) Ve kendilerine şöyle denildi: "Siz Bizi, daha önce nasıl unutup terk ettiyseniz, Biz de bugün sizi unutup kendi halinize bırakacağız! Kalacağınız yer ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur. Bu böyle olacak, çünkü siz Allah’ın âyetlerini alay konusu yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı." Bugün artık ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri kabul edilip dünyaya gönderilirler.
Mekke döneminin ortalarinda, Duhan sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi sekizinci ayetinde geçen ve inkârcilarin Mahser Günü zillet içerisinde diz üstü çöküslerini anlatan “câsiye: diz üstü çökenler” kelimesinden almistir. 37 ayettir.